Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/144 E. 2023/10567 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/144
Karar No
2023/10567
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1850 E., 2021/1381 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırklareli İş Mahkemesi SAYISI : 2015/89 E., 2019/89 K. Taraflar arasındaki eksik hesaplanarak ödendiği iddiası ile yaşlılık aylığı miktarının yeniden belirlenmesi ve fark aylıkların davalı Kurumdan tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 0386510619 numarası ile Bağ-Kur'dan zamanından mevcut kanunlara göre Bağ-Kur basamağının 4 basamak yükselterek borçlanma yaptığnı, emekliliğe müracat ettiğini 18.09.2007 tarihinde 2/01363730 tahsis numarası ile kendisine 18. basamaktan 600,85 TL emekli aylığı ödenmeye başladığını, müvekkiline 22. basamaktan maaş bağlanması gerekirken 18. basamaktan maaş bağlandığını, davalı Kurum tarafından bağlanan maaşın noksan olduğunu, dosyaya ibraz edilen emsal ..., ..., ..., ..., ... , ... göre çok düşük ve eksik maaş bağlandığını, ayrıca Yozgat 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin Yargıtay tarafından kesinleşen 2007/586 Esas 2008/69 Karar sayılı ilamının haklılıklarını teyit ettiğini, müvekkilinin Kuruma aylığının düzeltilip yükseltilmesi için yaptığı müracatlarda bir sonuç alamadıklarını, müvekkilinin almış olduğu aylığının uzman bir bilirkişi tarafından incelenmesini, yükseltilmesini ve yükseltinlen aylık farkların faizi ile tahsili için Mahkemeye başvurmak zorunda kaldıklarını beyan ederek; 0386510619 tahsis numaralı emekli aylığının 18.09.2007 tarihinden itibaren düzeltilerek yükseltilmesine, arada çıkacak olan farkın her ayın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsiline, tüm yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında kendisince yapılan işlemlerin yasaya ve hukuka uygun olduğunu aylığında herhangi bir hatanın bulunmadığını, zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tahsis talep tarihinin 18.09.2007 olduğu, toplam hizmet süresinin 9557 gün (26 yıl 6 ay 17 gün), 01.01.2000 öncesi hizmetinin 6780 gün, 01.01.2000 sonrası hizmetinin 2777 gün olduğu, davacının 13.07.1959 doğumlu olup tahsis talep tarihinde (18.09.2007) 48 yaşında olduğu, yaş nedeniyle aylık bağlama oranında herhangi bir artırım yapılamayacağı, davacının toplam hizmet süresinin 26 yıl 6 ay 17 gün olduğu, primi ödenmemiş 25 yıldan fazla her tam yıl için %1 ilave yapılacağı, %70 aylık bağlama oranından 25 yıldan fazla her bir tam yıl için toplam %1 ilave yapılarak hizmete göre aylık bağlama oranın %71 olarak belirlendiği, 01.01.2000 öncesi aylık bağlama oranın %66,5 olduğu, ödenmesi gereken yaşlılık aylığının belirlenebilmesi için öncelikle 31.12.1999 tarihindeki basamağı üzerinden 2000 öncesi kısmi A aylığının hesaplanmasının gerektiği, 31.12.1999 tarihindeki basamağının 14 olduğu, 14 üncü basamak gelirinin 556.551.398 TL olduğu, 556.551 398 X 0.71 (aylık bağlama oranı) X 6780 (2000 öncesi hizmeti) : 9557 (Toplam hizmeti) = 280.331.392,66 TL A kısmi aylığı olduğu,01.01.2000 tarihinden sonrası için B kısmi aylığının hesabının ise; davacının toplam hizmet süresinin (26 yıl 6 ay 17 gün) ilk on yılının her bir tam yılı için %3,5, takip eden 15 yılın her bir tam yılı için %2 ve yirmibeş yıldan fazla her bir tam yıl için % 1,5 oranında aylık bağlama oranı esas alınarak; %35 + %30 + %1,5 = %66,5 olarak tespit edildiği, buna göre davacının yaşlılık aylığının hesaplanması sonucu 01.10.2007 tarihi itibariyle bağlanması gereken yaşlılık aylığının 793,11 TL olduğu, davacıya davalı SGK tarafından ise 799,06 TL yaşlılık aylığı bağlandığından davacı adına hesaplanacak fark yaşlılık aylığı tutarı bulunmadığı yönünden kanaat bildirilmiş olduğu için, dosya kapsamındaki mevcut delillere göre davacının 0386510619 tahsis numaralı emekli aylığının 22 nci basamaktan maaş bağlanması gerekirken 18. basamaktan maaş bağlandığından bahisle 18.09.2007 tarihinden itibaren düzeltilerek yükseltilmesine yönelik talebin hukuki dayanağının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili, Kurumun hatalı aylık hesaplayarak ödeme yaptığını, buna göre, davasının da kabul edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sonuç itibarıyla, 6100 sayılı Kanun'un 355 nci maddesinde yer alan, incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun esastan reddine, dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, Kurum işlemlerinde hata olduğunu aylık hesabına dair rapor aldırılmadığını hesap dahi yapılmaksızın karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıya bağlanan aylığın eksik ödenip ödenmediği ile davalı Kurum hesap yönteminin davacının aylık miktarına etkisinin bulunup bulunmadığı ile davacının bu nedenle fark aylık alacağının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1479 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında, “Ancak diğer sosyal güvenlik kanunlarına tabi bir işte çalıştıktan sonra Bağ-Kur kapsamına girenler geldikleri sosyal güvenlik kurumundaki prime esas ücretin veya keseneğe esas derecelerin en yakın olduğu basamağı seçmiş sayılırlar.” hükmüne yer verilmiş iken, anılan hüküm 14.04.1982 tarih ve 2654 sayılı Kanun'un ile “Ancak, diğer sosyal güvenlik kanunlarına tabi işte çalıştıktan sonra Bağ-Kur kapsamına girenler, İş Kanununa göre tespit edilmiş ve tescil tarihinde geçerli asgari günlük ücretin aylık tutarının karşılığı olan basamaktan daha düşük basamak seçemezler.” şeklinde, 20.06.1987 tarihli ve 3396 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ile yapılan değişiklik ile de, “Ancak, diğer sosyal güvenlik kanunlarına tabi bir işte çalıştıktan sonra Bağ-Kur kapsamına girenler, bu Kanun'un 50 nci maddesinde belirtilen aylık gelir basamaklarından, diğer sosyal güvenlik kurumlarında geçirdiği süre intibak ettirilmek suretiyle en yakın basamaktan aşağısını, onikinci basamaktan yukarısını seçemezler.” şeklinde değiştirilmiş, 04.10.2000 tarihinde yürürlüğe giren 619 sayılı KHK ile anılan maddede yapılan değişiklikle, ancak, diğer sosyal güvenlik kanunlarına tabi bir işte çalıştıktan sonra bu Kanun kapsamına girenlerin basamakları, diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında geçirilen süre dikkate alınarak intibak ettirilmek suretiyle belirleneceği hüküm altına alınmış, Anayasa Mahkemesinin 08.08.2001 tarihinde yürürlüğe giren kararı ile 619 sayılı KHK’nın iptali sonrası 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile değişik anılan fıkrada, “Ancak, diğer sosyal güvenlik kanunlarına tâbi bir işte çalıştıktan sonra bu Kanun kapsamına girenlerin basamakları, diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında geçirilen süre dikkate alınarak intibak ettirilmek suretiyle belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir. 1479 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin 4 üncü fıkrasında ise “Gerek Bağ-Kur ve gerekse diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamından çıkarak yeniden Bağ-Kur Kanunu kapsamına girenlerin evvelce Bağ-Kur’a fiilen prim ödemiş oldukları son basamak üzerinden sigortalılıkları devam eder.” hükmüne yer verilmiş iken, 04.10.2000 tarihinde yürürlüğe giren 619 sayılı KHK ile anılan maddede yapılan değişiklikle, bu Kanun kapsamından çıkarak, diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında sigortalı olduktan sonra tekrar bu Kanun kapsamına girenlerin basamaklarının, diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında geçirilen süre dikkate alınarak daha önce bulundukları son basamak üzerine intibak ettirilmek suretiyle yeniden belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesi'nin 08.08.2001 tarihinde yürürlüğe giren kararı ile 619 sayılı KHK’nın iptali sonrası 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile değişik anılan fıkrada, “Bu Kanun kapsamından çıkarak, diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında sigortalı olduktan sonra tekrar bu Kanun kapsamına girenlerin basamakları, diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında geçirilen süre dikkate alınarak daha önce bulundukları son basamak üzerine intibak ettirilmek suretiyle yeniden belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir. 5458 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile 1479 sayılı Kanun'a eklenen ve 01.04.2006 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 27 nci madde hükmünde, anılan Kanuna göre kayıt ve tescilleri yapılan sigortalıların 31.12.2007 tarihine kadar sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin tespitine ilişkin her türlü bilgi ve belgeleri Kuruma ibraz etmek zorunda oldukları, bu tarihten sonra bilgi ve belge ibraz edenlerin hizmet süreleri saklı kalmak kaydıyla, ibraz ettikleri bilgi ve belgelerin basamak tespiti ve geriye dönük prim hesabında dikkate alınmayacağı, anılan tarihe kadar söz konusu bilgi ve belgeleri Kuruma ibraz etmeyen sigortalıların Kurumda mevcut bilgi ve belgelere göre basamak tespitinin yapılarak ve geriye dönük prim borçlarının hesaplanacağı belirtilmiş, 5724 sayılı Kanun'un 28 inci maddesi ile bu maddedeki başvuru süresi 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihine kadar uzatılmıştır. Geçici 27 nci madde hükmünü göz önüne aldığımızda, 01.10.2008 tarihine kadar sigortalılar tarafından belgelerin ibraz edilmemesi halinde, geçmişteki farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi sigortalılık sürelerinin basamak tespiti ve geriye dönük prim hesabında dikkate alınmayacağı sonucuna varılmaktadır. Anılan maddede, “bilgi ve belgeleri Kuruma ibraz etmeyen sigortalıların Kurumda mevcut bilgi ve belgelere göre basamak tespiti yapılır ve geriye dönük prim borçları hesaplanır.” hükmüne yer verilmiş ise de, farklı sosyal güvenlik kurumlarının Geçici 27 nci maddenin yürürlüğünden sonra 20.05.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5502 sayılı Kanun ile birleştirilmiş olması ve bu hali ile Geçici 27 nci madde metninde geçen “Kurum” tabirinden 1479 ve 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalıları kapsayan Bağ-Kur’un anlaşılmasının gerektiği açık olup bu halde aynı Kurum bünyesinde bulunan 2926 ve 1479 sayılı Kanun'a tabi sigortalıların sigortalılık sürelerinin basamak intibakında değerlendirilmesi gerekmekte, farklı sosyal güvenlik kurumuna tabi sigortalılık sürelerinin (506, 5434,2925 sayılı Kanunlar) ise Geçici 27 nci maddenin yürürlük tarihi olan 01.04.2006 tarihine kadar Bağ-Kur kayıtlarına geçmiş olması ya da anılan maddede öngörülen son başvuru tarihi olan 01.10.2008 tarihine kadar sigortalı tarafından Kuruma bildirilmiş olması halinde basamak intibakında değerlendirilmesi gerekmektedir. Burada intibakı sınırlandıran 5510 sayılı Kanun'un Ek 8 inci maddesi hükmünü de göz önünde bulundurmak gerekir. 6385 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen ve 01.09.2013 tarihinde yürürlüğe giren, “1479 sayılı Kanun ve mülga 2926 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalıların basamak tespiti” başlığını taşıyan Ek 8 inci maddede “1479 sayılı Kanun ve mülga 2926 sayılı Kanun kapsamında 01.10.2008 tarihinden önce Kuruma kayıt ve tescili yapılan sigortalılardan, sigortalılık başlangıç veya bitiş tarihi değişenlerin daha önceden tespit edilmiş gelir basamakları ve bu basamakların yükselme tarihleri değiştirilmez. Bu sigortalılardan, tescil tarihi daha eski bir tarihe alınanların eski tescil tarihi ile yeni tescil tarihi arasındaki sigortalılık sürelerine ilişkin gelir basamağı, ilk defa tescil edildiği tarih itibarıyla seçtiği veya intibak ettirildiği basamak olarak kabul edilir. Bu sigortalıların diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında geçen hizmet süreleri basamak tespitinde dikkate alınmaz.” hükmü öngörülmüş olup anılan hükmün gerekçesinden de anlaşıldığı üzere, intibak sonucu oluşan prim borcu nedeni ile af, tecil, taksitlendirme ve yapılandırma uygulamalarından yararlanan sigortalıların mağdur olmalarını engelleme amacı ile getirilmiştir. Yukarıda zikredilen her iki Kanun maddesi birlikte değerlendirildiğinde ise 01.10.2008 tarihi sonrasında kesinleşen mahkeme kararı ve benzeri sebeplerle Kurum kayıtlarına geçen anılan tarih öncesi sigortalılık sürelerinin basamak tespitinde nazara alınamayacağı sonucuna varılmaktadır. Buraya kadar basamak intibakında değerlendirilmesi gereken sürelere yönelik yapılan açıklamalardan sonra, basamakların tespitinde esas alınması gereken ilkeler üzerinde de durmakta fayda vardır. 04.10.2000 tarihinde yürürlüğe giren 619 sayılı KHK ile yapılan değişiklikle basamak sayısı 24’e çıkarılarak basamakta yükselme için sigortalının ilk oniki basamakta bekleme süresinin bir onüçüncü basamaktan itibaren her basamakta bekleme süresinin ise iki yıl olduğu, ilk onbir basamakta sıra itibarıyla basamak yükseltilmesi, prim ödemeye ve talebe bakılmaksızın Kurumca yapılacağı, onikinci basamaktan itibaren basamak yükseltilebilmesi için, sigortalının yazılı talepte bulunması ve talep tarihinden önceki dönem sonu itibarıyla prim ve diğer borçlarını ödemiş olmasının şart olduğu belirtilmiş, anılan KHK’nın 08.08.2001 tarihinde yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile iptal edilmesi sonrası ise de 28.01.2004 tarihinde yayınlanarak 08.08.2001 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5073 sayılı Kanun ile aynı yönde düzenlemeler yapılarak bu düzenlemelerin yürürlüğü bütçe kanunları ile 01.10.2008 tarihine kadar uzatılmıştır. Bilindiği üzere kanunların geriye yürümesi konusunda mevzuatımızda genel bir düzenleme olmadığı gibi, kural olarak, her kanun, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurmaya başlar ve bu tarihten sonra meydana gelen olaylara ve ilişkilere uygulanır. Bu kuralın doğal sonucu da, kanunların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilemeyeceği, başka bir anlatımla geriye yürümeyecekleridir. Belirtilmelidir ki Geçici 27 nci madde metninde geçen “Kurum” tabirinden 1479 ve 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalıları kapsayan Bağ-Kur’un anlaşılmasının gerektiği açık olup bu halde aynı Kurum bünyesinde bulunan 2926 ve 1479 sayılı Kanun'a tabi sigortalıların sigortalılık sürelerinin anlaşılması ve ek 8 inci maddenin 2926 ve 1479 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık süresinin söz konusu olduğu durumlarda uygulanamayacağı, ne var ki farklı sosyal güvenlik kurumuna tabi sigortalılık sürelerinin (506, 5434,2925 sayılı Kanunlar) bulunması durumunda uygulanması gerektiği dikkate alınmalıdır. Diğer taraftan, 4447 sayılı Kanun ile değişik 1479 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesiyle, aylık hesabında ilk defa “ağırlıklı ortalama” kavramı getirilmiş, aynı Kanun ile 1479 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 11 inci maddesine göre, 4447 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 01.01.2000 tarihinden önce sigortalı olup da, bu Kanun döneminde halen sigortalılıkları devam edenlerin aylık hesabının ne şekilde yapılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; A aylığı, sigortalının, aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınarak, 4447 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden önce (01.01.2000) basamak satın alma sonucu yükseldiği basamaktan geçmişe yönelik intibak yapılarak bulunduğu gelir basamağının 01.07.2003 tarihli gelir tablosundaki değeri üzerinden, bu Kanun'un yürürlük tarihinden önceki hükümlere göre hesaplanan aylığının, bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı olarak hesaplanan tutarının hesap edilmesi gerekir. Bu durumda, A aylığının hesap formülü şu şekilde olacaktır: 01.07.2003 tarihli gelir tablosu kaşılığı Aylık gelir tutarı x ABO x 01.01.2000 öncesi hizmeti Toplam Hizmetleri B aylığının belirlenmesinde dikkate alınması gereken "Ağırlıklı Ortalama" hesabında ise öncelikle, 01.01.2000 tarihi ile yaşlılık aylığı talep tarihi arasında sigortalı olarak fiilen bulunulan basamaklar ve bu basamaklardaki bekleme süreleri üzerinden 01.07.2003 tarihli gelir tablosundaki karşılığı tutarlar gözetilerek, böylece fiilen geçen sürelere ilişkin ağırlıklı ortalama bulunmalı; bilahare, satın alınan basamaklar ve bu basamaklardaki bekleme süreleri üzerinden, yine 01.07.2003 tarihli gelir tablosundaki karşılığı tutarlar gözetilerek, böylece basamak yükseltilerek geçen sürelere ilişkin ağırlıklı ortalama belirlenmeli; bulunan her iki ağırlıklı ortalama (yani fiilen geçen sürelere ilişkin ağırlıklı ortalama ve basamak yükseltilerek geçen sürelere ilişkin ağırlıklı ortalama) toplanarak B aylığı hesabına esas "Ağırlıklı Ortalama" belirlenmelidir. Aylık hesabında esas alınacak aylık bağlama oranlarının belirlenmesinde ise, 01.01.2000 öncesi için 1479 sayılı Kanun'un geçici 11 inci maddesi yollaması ile mülga 36 ncı maddenin “Yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanan sigortalılara en son prim ödediği gelir basamağında en az bir tam yıl prim ödemesi koşuluyla bulunduğu basamağın % 70'i oranında aylık gelir hesaplanır. Bulunduğu gelir basamak primini bir yıl ödememişse, bir önceki basamak üzerinden aylık gelir hesaplanır. Bu oran 25 yıldan fazla prim ödenmiş olması halinde fazla olan her tam yıl için % 1, kadın ise 50, erkek ise 55 yaşlarından sonra sigortalılığa devamda, fazla olan her tam yaş için de ayrıca % 1 artırılır.” hükmü gözetilmeli, 01.01.2000 sonrası aylık bağlama oranının belirlenmesi için ise, 4447 sayılı Kanun'la değişik anılan maddenin “Aylık bağlama oranı, sigortalının toplam sigortalılık süresinin ilk on tam yılının her bir yılı için %3,5 takip eden onbeş tam yılın her bir yılı için %2 ve yirmibeş yıldan fazla her bir tam yıl için %1,5 oranlarının toplamıdır.” hükmü nazara alınmalı ve sair aylık hesap doneleri de dikkate alınarak B aylığı saptanmalıdır. A ve B aylıklarının toplanması suretiyle elde edilen tutara, ilgili yasal düzenlemelerde öngörülen sosyal destek ödemesi de ilave edilip; 01.01.2004 tarihinden itibaren güncelleştirme denilen, ilgili artış Kanunlarıyla (5073, 5282, 5454, 5565 sayılı Kanunlar gibi) gösterilen artış oranları uygulanarak, yaşlılık aylığı talep tarihi itibarıyla, sigortalıya bağlanacak yaşlılık aylığı belirlenmelidir. Ancak her halde, tahsis talep tarihi itibariyle sigortalıya bağlanacak yaşlılık aylığı miktarının, basamak satın almayan ve sigortalının basamak satın alma sonucu intibak ettirilerek elde ettiği basamaklarda fiilen bulunan (basamaklarda bekleme süreleri de aynı olan) sigortalılara bağlanacak aylık tutarını geçemeyeceği gözetilmelidir. Hal böyle olunca, davacının 2003 yılında tüm hizmetlerinin birleştirildiği göz önünde tutularak öncelikle, 5434 sayılı Kanun kapsamında ve 506 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetleri ile birleştirilen hizmetler nedeniyle davacı hakkında olması gereken basamak seyrinin ve bu arada basamak fark prim borcunun olup olmadığının belirlenmesi, devamında ise, 01.09.2004 tarihi itibari ile 17 nci basamakta olan davacı hakkında, Hukuk Genel Kurulu’nun 05.10.2011 günlü ve 2011/21-497 Esas, 2011/583 K. sayılı ilamının basamak satın alanlara uygulanması gereğine işaret eden 04.05.2012 tarihli genel yazısı kapsamında işlem yapılıp yapılmadığı ile davacı hakkında intibak ile fark aylıklarının ödenip ödenmediğinin belirlenmesi, intibak yapılmamış ise, intibak yapılması gerekliliği dikkate alınarak, davacı hakkında A ve B aylıkları bakımından hesap yaptırılması ile hesaplama sonucu bulunan aylık tutarının, basamak satın almayan ve sigortalının basamak satın alma sonucu intibak ettirilerek elde ettiği basamaklarda fiilen bulunan sigortalılara bağlanacak aylık tutarını geçemeyeceği gözetilerek, Kurumdan, davacının basamak satın alma sonucu elde ettiği basamaklarda fiilen bulunan (basamakta bekleme süreleri de aynı olan) sigortalılara bağlanması gereken aylık tutarı sorularak, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/144, K. 2023/10567, T. 31.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2022-144-e-2023-10567-k-c96bcd791bf8