Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2021/5256 E. 2023/4311 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/5256
- Karar No
- 2023/4311
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1412 E., 2021/465 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/277 E., 2020/180 K. Taraflar arasındaki aylığa hak kazandığının ve aylıklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili, müvekkilinin yurtdışında geçen ev kadınlığı süresini borçlandığını, 09.04.2019 tarihinde emekli olmak için talepte bulunduğunu, kurum 2018/38 sayılı genelgeye göre borçlanılan gün sayısının sigortalılık başlangıcını öne çekmediğini, 5600 prim gün sayısını tamamlaması ve 49 yaşını ikmal edeceği tarihte emekli olabileceğini bildirdiğini, kurumun bu red kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, 27.05.1992 tarihinin Türkiye’de sigortalılık başlangıç tarihi olarak nazara alınması gerektiğini, kurum kararının iptali ile talep tarihi 09.04.2019 tarihi itibarıyla aylık tahsisine ödenmeyen her bir aylığın yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davacının yurtdışında geçen 04.12.1990-21.12.2007 arası 5612 gün süreyi borçlandığı ve tutarını ödediğinin tespit edildiğini, ... bölgesinde 3 gün fiilen çalışması olan davacının toplam 5615 gün hizmeti olduğu, 06.11.2018 tarihinde yürürlüğe giren 2018/38 nolu genelgeye göre 01.06.2001 tarihinden önceki ev kadınlığı süresinin borçlanmasının toplam gün sayısına dahil edildiği ve sigortalılık başlangıcını geriye çekmediği, 7000 gün prim gün ve 58 yaşını ikmali ile emekli olabileceğini, davanın reddine karar verilmesini etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; 3201 sayılı Kanun ve 2014/27 sayılı genelge doğrultusunda davacının sigortalılık başlangıcının 01.04.2007 tarihinden geriye doğru 5344 gün çekilmesi ( 14 yıl 10 ay 4 gün) halinde sigortalılık başlangıcının 26.05.1992 tarihi olacağı, aylık bağlama şartlarının değerlendirilmesi sonucunda davacının, 11.04.2019 tarihli talebine istinaden takip eden aybaşı olan 01.05.2019 tarihi itibarıyla aylık bağlanmasına hak kazandığı tespit edilerek davanın kabulüne, davacının kuruma başvuru tarihini takip eden aybaşı olan 01.05.2019 tarihinden itibaren davacıya aylık bağlanmasına ve ödenmeyen aylıkların ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsili ile davacıya ödenmesine, aksine kurum işleminin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı kurum vekili, davacının 7000 günü tamamlaması ve 58 yaşını ikmal etmesi gerektiğini, mevzuat gereği uygulaması olan 2018/38 sayılı genelge yürürlük tarihinin 06.11.2018 olduğu göz önüne alındığında kazanılmış bir haktan söz edilemeyeceğini, genelge ve yasal mevzuat doğrultusunda işlem yapan kurumun hatasının bulunmadığını belirterek kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; incelenen kararın usûl ve esas yönlerden hukuka uygun olduğu anlaşılmış ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı kurum vekili istinaf dilekçelerinde yer verdikleri hususları belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 09.04.2019 tarihli tahsis talebine istinaden aylığa hak kazanıp kazanmadığının ve ödenmeyen aylıklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı Kanun'un 5 inci maddeleridir. 3. Değerlendirme Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkındaki 3201 sayılı Kanun'un “Amaç ve kapsam” başlığını taşıyan 1 inci maddesinde; 18 yaşını doldurmuş Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen sürelerin, Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirileceğini hüküm altına almıştır. 3201 sayılı Kanun'un, 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi ile değişik “Süre tespiti ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 5 inci maddesi ise “Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır. Sosyal Güvenlik Kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür. Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir…” hükmünü içermekte olup; Kanun'un anılan açık hükmü karşısında, 3201 sayılı Kanun kapsamında yapılan yurtdışı hizmet borçlanmalarında esas alınan yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin, Kanun'un 5 inci madde hükmü uyarınca, ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere belirlenmesi; giderek, belirlenen ve borçlanılan bu süreler üzerinden yaşlılık aylığı bağlanması gerekecektir. İnceleme konusu dosyada; davacının 19.12.2018-21.12.2018 tarihleri arasında 4/a kapsamında bildiriminin olduğu, 21.12.2018 tarihinde yaptığı yurtdışı borçlanma talebine istinaden yaptığı ödeme karşılığında 5612 gün borçlandığı ve 09.04.2019 tarihinde borçlanma talebinde bulunduğu, yurtdışındaki çalışmasının 01.04.2007 tarihinde başladığı anlaşılmaktadır. Mahkemece Hollanda'da çalışma başlangıcı olan 01.04.2007 tarihinden ev kadınlığı süresi kadar geriye gidilmek suretiyle sigorta başlangıcı bulunup, bu tarihe göre tahsise karar verilmesi hatalıdır. Türkiye'de kayıtlı olan çalışma tarihinden 3201 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi gereğince geriye gidilerek bulunan tarihe göre tahsis koşulları irdelenmeli, sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.