Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2021/13248 E. 2023/1184 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/13248
Karar No
2023/1184
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/221 E., 2021/1252 K. DAVA TARİHİ : 05.04.2016 KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/138 E., 2020/284 K. Taraflar arasındaki iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile davacının 15.11.2015 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek 4.800,00 TL gelir kaybının, 5.400,00 TL bakıcı gideri ve 600,00 TL yol parası olmak üzere 6.000,00 TL 'nin davanın açıldığı tarihten itibaren yasal faizi ile, 5.000,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının ve 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile kazanın davacının kusurundan kaynaklandığını, müvekkilinin her türlü tedbiri aldığını, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz açılmış davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1-Davanın kısmen kabulü ile, A) 4.499,06 TL Net geçici iş göremezlik tazminat alacağının kaza tarihi olan 15.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, B) 561,62 TL Net bakıcı gideri ve 600,00TL yol masrafı olmak üzere toplam 1.161,62 TL masrafın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, C) 35.000,00 TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan 15.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, D) Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya kalıcı iş göremezlik tazminatı verilmemesinin hatalı olduğunu, davacıya %30 oranında kusur izafesinin yanlış olduğunu,Adli Tıp Kurumunun davacının 3 hafta içinde iyileşebilir yönlü raporu hukuka aykırı olduğunu, davacının 15.11.2015 -27.03.2016 tarihleri arasında raporlu olduğu davacıya 4.5 ay bakılmış olmasına rağmen 3 haftalık bakım gideri hesaplamanın hak kaybı olduğu, hükmedilen manevi tazminat tutarının düşük olduğu gerekçeleri ile yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan kusur raporlarına itirazlarının değerlendirilmediğini, davalı şirketin %70 kusurlu bulunmasının hatalı olduğunu, davacıya atfedilen %30 kusur oranının düşük olduğunu, Adli Tıp Kurumu raporunda davacının 3 ay süreyle iş göremez 3 hafta süreyle bakıma muhtaç olduğu tespitinin hatalı olduğunu, Adli Tıp Kurumu raporuna karşı yapılan itirazların dikkate alınmadığını, hesap raporunun yanlış olduğunu, bordroların dosyaya sunulduğunu, iş göremezlik tazminat hesabının yanlış olduğunu, hükmolunan yol ücretinin dosyadaki doktor teknik raporları dikkate alındığında dayanaksız olduğunu, faiz başlangıcının yanlış değerlendirildiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunu, davacı gelir kaybı talebinde bulunmasına rağmen mahkemenin geçici iş göremezlik tazminatına karar vermesinin yasaya aykırı olduğunu dava tarihi itibari ile faiz talebinde bulunduğu halde olay tarihi itibari ile faiz yürütülmesi esas usul yönünden bozma nedeni olduğunu belirterek yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece; davacının iş kazası sonucu yaralanması sebebiyle kişilik haklarının ihlal edildiği kabul edilerek davacının maluliyet oranı, kusur durumu, iş göremezlik süresi ve manevi tazminatın kaza tarihi itibariyle belirlenmesi gerektiği dikkate alındığında, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme aracı olmaması gerektiği ilkesi de dikkate alınarak, 35.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş ise de; davacının maluliyetinin % 0 olduğu, kazanın meydana gelmesinde kusurunun bilirkişi raporlarıyla %30 olarak tespit edildiği gözönüne alınınca takdir edilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunun anlaşıldığı, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin ve davalı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin incelenmesinde ise, yukarıda belirtilen husus dışında ilk derece mahkemesinin karar ve gerekçesinin dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle; A-)İlk derece mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, B-)Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile yukarıda belirtilen ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 2 numaralı alt bendi gereğince kaldırılmasına, 1-Davanın kısmen kabulü ile, A) 4.499,06 TL Net geçici iş göremezlik tazminat alacağının kaza tarihi olan 15.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, B) 561,62 TL Net bakıcı gideri ve 600,00TL yol masrafı olmak üzere toplam 1.161,62 TL masrafın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, C) 7.500,00 TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan 15.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, D)Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıya kalıcı iş göremezlik tazminatı verilmemesinin hatalı olduğunu, davacıya %30 oranında kusur izafesinin yanlış olduğunu, Adli Tıp Kurumunun davacının 3 hafta içinde iyileşebilir yönlü raporu hukuka aykırı olduğunu, davacının 15.11.2015 -27.03.2016 tarihleri arasında raporlu olduğunu davacıya 4.5 ay bakılmış olmasına rağmen 3 haftalık bakım gideri hesaplamanın hak kaybı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat tutarının düşük olduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz kapsam ve nedenlerine ve davacı tarafınca temyiz sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin aynı zamanda istinaf sebebi olarak daha evvelce ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde açıklandığı şekilde incelenerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği bu yönle Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin de yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/13248, K. 2023/1184, T. 14.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2021-13248-e-2023-1184-k-88c40b1f19b2