Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/17726 E. 2012/22418 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/17726
Karar No
2012/22418
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi No :86-134

İşkazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin 506 sayılı Kanunun 26.maddesi uyarınca rücuan tahsili davasının yapılan yargılaması sonunda; ilâmda yazılı nedenlerle davanın kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalılar avukatlarınca istenilmesi ve bir kısım davalılar avukatlarınca da duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 28.06.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalılar ve ... İnş. Tur. San. ve Tic. A.Ş. adlarına kimse gelmedi. Davalı ... İnş. San. Tic. A.Ş. adına Av. ... ile karşı taraf adına Av. ... geldiler. Duruşmaya başlandı. Hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2-5510 sayılı Yasanın 21. maddesiyle yeniden getirilen “sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı” tazmin hükmünün, 5510 sayılı Yasanın yürürlüğü öncesinde gerçekleşen iş kazalarından kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı gözetildiğinde, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. maddesidir. Peşin değer, gelecekte ödenecek gelirlerin, yaş, kesilme ihtimali ve Kurumca belirlenecek iskonto oranı dikkate alınarak hesaplanan tutarını ifade etmekte olup, Kurum iş kazası ya da meslek hastalığı ile malullük sonucu sigortalılara ve bunların ölümü halinde hak sahiplerine yaptığı her türlü ödemelerle bağlamış bulunduğu gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerini, zarara sebep olan işveren ya da üçüncü kişilere rücu etmektedir. 506 sayılı Yasanın 92. maddesi, “malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık ve gelirlerden yüksek olanın tümü, eksik olanın da yarısı bağlanır. Bu aylık ve gelirler eşitse, iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından bağlanan gelirin tümü, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından bağlanan aylığın da yarısı verilir.” düzenlemesini içermekte olup, sigortalının hak sahiplerine iş kazası nedeniyle gelir ve ayrıca ölüm aylığı bağlandığı, 506 sayılı Yasanın 92. maddesinin uygulanması sonucu gelirin yarıya indirildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalıların tazmin sorumluluğu, hak sahiplerine bağlanan gelirinin başladığı tarih itibariyle % 50 üzerinden hesaplanan miktarına, gelirin % 50’ye düştüğü tarihe kadarki dönemde fazladan yapılan % 50 oranındaki ödemenin eklenmesi ile belirlenen miktarın, davalıların kusur oranlarına tekabül eden kısmıyla sınırlı bulunup, tazminat hesabının bu şekilde yapılması gerekmektedir. Somut olayda; davacı Kurum tarafından, 506 sayılı Yasanın 92. maddenin uygulanması ile bildirilen %50 ilk peşin değer miktarı 31.435,83 TL ile gelirin yarıya düştüğü tarihe kadar ödenen dönemde fazladan %50 oranında yapılan ödeme miktarı 30,59 TL toplamı 31.466,42 TL olup, hükme esas alınan kusur raporuna göre davalıların %90 kusur karşılığı olan 28.319,78 TL’nin hüküm altına alınması gerekirken, 92. madde hükmü gözetilmeksizin yazılı şekilde 31.234,10 TL’nin tahsiline karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesinde yer alan 1086 sayılı Kanunun temyize dair hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkin düzenleme gereğince) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ:Hüküm fıkrasının silinerek yerine “1-Davanın Kısmen KABULÜ ile, 28.319,78 TL'nin tahsis onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, 2-Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.682,20 TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 3.315,18 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalılar yararına reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderleri olan; tebligat giderleri 61,50 TL, posta masrafı 17,00 TL, bilirkişi ücreti 450,00 TL olmak üzere toplam 528,50 TL'nin, kabul red oranı dikkate alınarak takdiren 477,78 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına” ibaresinin hüküm fıkrasına yazılmasına, ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davacı avukatı yararına takdir edilen 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılara yükletilmesine, fazla alınan temyiz harcının isteği durumunda davalılara iadesine, 20.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/17726, K. 2012/22418, T. 20.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2012-17726-e-2012-22418-k-fadf90d7faf2