Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/17942 E. 2012/22647 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/17942
Karar No
2012/22647
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No :129-187

Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılardan ... Mad. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalılar ..., ... ve ...'un avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir nedeniyle uğranılan Kurum zararının tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26. maddesidir.Mahkeme tarafından davalıların toplam % 70 kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 26.maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı kararı ile 26.maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, Kurumun rücu hakkının, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı ya da hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında, ilk peşin değerli gelirlerin; tazmin sorumlularının kusuruna isabet eden miktarıyla sınırlı şekilde hüküm kurulması gerekmektedir. Ancak, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri, hak sahiplerinin yaşı, gelirin kesilme olasılığı ve iskonto oranı gözetilerek belirlenen tutarı ifade etmektedir. 506 sayılı Yasa'nın 92. maddesi ise, "Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık ve gelirlerden yüksek olanın tümü, eksik olanın da yarısı bağlanır. Bu aylık ve gelirler eşitse, iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından bağlanan gelirin tümü, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından bağlanan aylığın da yarısı verilir." düzenlemesini içermektedir. İş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirin, hak sahiplerine aynı zamanda ölüm aylığı bağlanması nedeniyle, 506 sayılı Yasa'nın 92. maddesinin uygulanmak suretiyle yarıya indirildiği anlaşılmaktadır. Kurumun, hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirden fazlasını isteme hakkı bulunmadığı gibi; bağlanan gelirin kesildiği veya kesilmesi gereğinin, yargılama sürecinde ortaya çıktığı durumlarda, Kurumun ödemediği veya ödeyemeyecek olduğu gelir kesimini rücuan isteyemeyeceği yönü de, tazmine yönelik davada gözetilmesi gereken genel ilkeler arasında bulunmaktadır. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi gereğince halen yürürlükte bulunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzelterek onanmalıdır. SONUÇ: Hüküm fıkrasının tamamen silinerek, yerine, '' Davanın kısmen kabulüne, 1-)18.974,65 TL gelirin onay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine 2-)1.127,09 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 3-)Davacı tarafından yapılan 561,60 TL yargılama giderinin kabul ret çoranına göre bulunan 292,03 TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-) Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'e göre hesaplanan 2.276,95 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-) Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'e göre hesaplanan 2019,19 TL nin, davacıdan alınarak ... dışındaki davalılara verilmesine '' yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan ... Mad. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti., ..., ... ve ...'dan alınmasına, 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/17942, K. 2012/22647, T. 21.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2012-17942-e-2012-22647-k-03e40f169170