Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/14461 E. 2012/18572 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/14461
Karar No
2012/18572
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :220-471

Davacı, Türk Vatandaşı iken yurtdışında geçen 3201 sayılı Yasa kapsamındaki yurtdışı sürelerini, anılan yasa kapsamında borçlanabileceğinin tespitini ve borçlanma tutarının, borçlanma başvuru tarihine göre belirlenmesi gerektiğinin tespitini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum’un tüm, davacının ise sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Dava, Türk Vatandaşı iken yurtdışında geçen 3201 sayılı Yasa kapsamındaki yurtdışı sürelerin, anılan yasa kapsamında borçlanabileceğinin tespiti ve borçlanma nedeniyle belirlenecek borçlanma tutarının, borçlanma başvuru tarihine göre belirlenmesi gerektiğinin tespiti istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davacının, Türk Vatandaşı iken yurtdışında geçen hizmet sürelerini 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanabileceğinin tespitine karar verilirken; borçlanma nedeniyle belirlenecek borçlanma tutarının ise, borç ödeme tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat uyarınca saptanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. Mahkemenin, borçlanma nedeniyle belirlenecek borçlanma tutarının borç ödeme tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat uyarınca saptanması gerektiğinin tespitine ilişkin kararı hatalıdır. 3201 sayılı Yasanın “Döviz ile değerlendirme” başlıklı 4. maddesi “Sosyal güvenlik kuruluşlarınca döviz ile değerlendirilecek sürelerin her bir günü için tahakkuk ettirilecek prim, kesenek ve karşılık borcu tutarı bir dolardır. Dövizin cinsi ve miktarı Bakanlar Kurulu Kararı ile değiştirilebilir. Değişen miktar, tahakkuk ettirilmiş borçlarının tamamını ödememiş olanların bakiye borç sürelerine de uygulanır….” hükmünü; aynı yasanın geçici 2. maddesinin ikinci fıkrası ise “Ancak, 4 üncü madde hükümlerine göre tahakkuk ettirilen borç miktarı, ödeme tarihindeki doların Türk Lirası karşılığı esas alınarak hesap ve tahsil edilir.” hükmünü içermekte iken; anılan geçici 2.madde, 5510 sayılı Yasanın 106.maddesi ile tamamen yürürlükten kaldırıldığı gibi; aynı yasanın 4.maddesi de, 08.05.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5754 sayılı Yasanın 79.maddesiyle değişikliğe uğramıştır. 5754 sayılı Yasanın 79.maddesiyle değişik 3201 sayılı Yasanın “Borçlanma tutarı ve borçlanma tutarının iadesi” başlıklı 4.maddesi ise, “Borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı, başvuru tarihindeki 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 82 nci maddesinde belirtilen prime esas asgari ve azamî günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazancın % 32'sidir. Ancak, prime esas asgari günlük kazancın altında olmamak üzere borçlanma tutarına esas alt sınırı farklı bir miktarda belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir…” hükmünü içermekte olup; anılan madde içeriğinden de açıkça anlaşılacağı üzere, 3201 sayılı Yasa kapsamındaki borçlanmalarda, borçlanma tutarının belirlenmesindeki “ödeme tarihi” kıstası, “borçlanma başvuru tarihi” olarak değişikliğe uğramıştır. Şu halde, borçlanma nedeniyle belirlenecek borçlanma tutarının, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, borçlanma başvuru tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat uyarınca saptanması gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, ödeme tarihinin kıstas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Öte yandan kabule göre de; borçlanma bedelinin tespitine ilişkin davacı istemi yönünden, davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde, kabul gibi hüküm kurulması ayrıca isabetli görülmemiştir. Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Hükmün tespite ilişkin ikinci paragrafında yer alan “borcun yatırıldığı tarihte” sözlerinin silinerek, yerine, “borçlanma başvuru tarihinde” sözlerinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/14461, K. 2012/18572, T. 11.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2012-14461-e-2012-18572-k-decddc16f5b6