Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/961 E. 2026/3229 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/961
- Karar No
- 2026/3229
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1096 E., 2025/1231 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ithal etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün düzeltilerek onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ithal etme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Adli emanette kayıtlı suça konu maddelerin müsaderesine karar verilirken uygulanan kanun maddesinin fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması, C. Adli emanetin 2024/400 sırasında kayıtlı suçta kullanılan materyallerin TCK'nın 54/1. maddesine göre müsaderesine karar verilmesi gerekirken " İMHASINA" karar verilmesi, Hukuka aykırı olarak değerlendirilmiş; bu iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA; bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, A. Hükmün 9. bölümünün b, c, ç ve d bölümlerinde yer alan "derhal müsaderesine" ibarelerinden önce "5237 sayılı TCK'nın 54 /4. maddesi uyarınca" ifadesinin eklenmesi, B. Suçta kullanılan eşyanın imhasına ilişkin kararın 9. kısmındaki a bendinde yer alan "..imhasına" ibaresinin çıkartılarak yerine "... TCK'nın 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine" ibaresinin eklenmesi Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde karar verildi.
(K.O)
KARŞI OY GEREKÇESİ 02.02.2024 tarihli Olay Tespit ve Arama Tutanağına göre, İran'dan Türkiye'ye giriş yapmak üzere ... gümrük sahasına gelen sanığın beraberinde getirdiği mikrodalga fırında yapılan ... kontrolünde uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği olayda; yapılan yargılama sonucunda sanığın uyuşturucu madde ithal etme suçundan dolayı mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Olay tutanağı ve dosyada mevcut diğer belgeler incelendiğinde, ... Kapısında yapılan işlemler sırasında, İran'dan getirdiği fırında yapılan arama neticesinde uyuşturucu madde ele geçirilen sanığın uyuşturucu maddeyi gümrükten geçiremediği, dolayısıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunun tamamlanmadığı ve teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmaktadır.
Doktrinde ithal “uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin maddeten, Türkiye’nin siyasi sınırlarının herhangi bir yerinden sokulması” (...’ten aktaran: ..., Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Suçları, ... 2020, s. 63) olarak tanımlanmakla birlikte, gümrük (sınır) kapılarının bulunduğu yerlerde uyuşturucu maddenin Türkiye’ye sokulabilmesi için gümrük kontrol noktasından herhangi bir şekilde geçirilmesi gereklidir. Gümrük kontrolünün amaçlarından biri kaçak veya yasak eşyanın ülkeye girişinin önlenmesi olup, gümrük işlemleri sırasında uyuşturucu veya uyarıcı maddenin polis ya da gümrük görevlisi gibi yetkililer tarafından yakalanması halinde, maddenin ülkeye sokulmasına engel olunduğundan, ithal suçunun tamamlandığından söz edilemez. Zira uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme, esas itibarıyla maddenin ülkeye sokulduktan sonra satılması, satışa arz edilmesi ya da başkalarına verilmesi gibi kullanmak amacı dışındaki eylemlerin icrasına yönelik olarak işlenen bir suç olup, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin gümrük işlemleri sırasında yakalanması halinde, elverişli hareketlerle doğrudan doğruya ithal suçunun icrasına başlayan failin elinde olmayan nedenlerle, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ülkeye sokulmasına engel olunarak ithal suçunun tamamlanması ve aynı zamanda maddenin ülke içinde satışı, satışa arz edilmesi ve başkalarına verilmesi gibi tasarruflarda bulunulması önlenmektedir.
Yukarıda açıklanan görüş doktrinde de bir kısım yazarlar tarafından benimsenmektedir. Örneğin ...., “Gümrük kapısı olan yerler bakımından suça konu olan ve saklanan/bildirilmeyen maddenin gümrük işlemleri sırasında yetkililer tarafından yakalanması halinde failin tamamlanmış ithal suçundan dolayı değil de ithal suçuna teşebbüsten dolayı cezalandırılması gerektiği” görüşündedir (..., Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde ... ve ..., ..., 2020, s. 192). ...’na göre de, “İthal suçu: maddenin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yabancı ülkeden yurda gümrükte saklanarak veya beyan edilmiyerek sokulması ile tamamlanır. Fail gümrükte işlemler sırasında yakalanmış ise suç tamamlanmamıştır. ... … teşebbüs derecesinde kalmıştır.” (... - ..., Türk Ceza Kanununun Yorumu, 3. ...a 1999, s. 3609-3610).
Öte yandan, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3. maddesinin yirmibirinci fıkrasında yer alan ve kaçak eşya ithal etme fiillerini de kapsayan, "Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiiller, teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile, tamamlanmış gibi cezalandırılır." hükmü ile 5237 sayılı TCK'nın "Göçmen kaçakçılığı" başlıklı 79. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesindeki, yasal olmayan yollardan yabancıların ülkeye sokulması fiilini de içeren, "Suç, teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur." şeklindeki hüküm; kanun koyucu tarafından, kaçak eşya veya insanların ülkeye sokulurken ele geçirilmesi ya da yakalanması halinde eylemin "teşebbüs aşamasında" kaldığının kabul edildiğini göstermektedir. Dolayısıyla, Dairemizin yerleşik kararlarında, uyuşturucu madde ithal etme suçunun neticesi harekete bitişik suç olması nedeniyle bu suça teşebbüsün mümkün olmadığı görüşü benimsenmekte ise de; TCK'nın 188. maddesinin birinci fıkrasında, uyuşturucu madde ithal etme suçu bakımından, ... teşebbüs aşamasında kalsa dahi tamamlanmış gibi cezaya hükmolunacağına dair bir hükme yer verilmemiş olması, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ülkeye sokulurken ele geçirilmesi durumunda teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğini ortaya koymaktadır.
Somut olayda, sanığın Türkiye’ye giriş yaparken ... kontrolünde uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla, görevlilerce uyuşturucu maddenin gümrükten geçirilmesine ve ülkeye sokulmasına engel olunduğundan, sanık elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icrasına başladığı uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunu, elinde olmayan nedenlerle tamamlayamamış ve işlediği suç teşebbüs aşamasında kalmıştır.
Böyle bir durumda suçun tamamlanmış olduğunun kabul edilmesi; yurt dışından getirdiği uyuşturucu maddeyi gümrük kontrolünden herhangi bir şekilde geçiren kişilerle, görevlilerin kontrolünü aşamaması nedeniyle maddeyi gümrükten geçiremeyen kişilerin aynı hukuki statüye tabi tutulması anlamına geleceği gibi; gümrük görevlilerinin resmi vazifelerini icra ederken yaptıkları uyuşturucu maddeyi ele geçirme işlemine, gereken hukuki değerin verilmemesi sonucuna da yol açacaktır.
Bu itibarla, sanığın uyuşturucu madde ithal etme suçu teşebbüs aşamasında kaldığından, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188. maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin edilen cezadan aynı Kanun'un 35. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, sanığın eylemi tamamlanmış suç olarak kabul edilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; sanık hakkında ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince verilen hükmün bozulmasına karar verilmesi yerine, hukuka aykırılıkların düzeltilerek temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına ilişkin çoğunluk kararına iştirak etmiyorum.23.03.2026