Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/92 E. 2026/4957 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/92
- Karar No
- 2026/4957
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/233 E., 2021/165 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Ankara 40. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 kez ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükümlerin, istinaf edilmeksizin 14.06.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 09.12.2025 tarihli ve 2025/12203 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/150859 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/150859 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar 10.06.2019 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı gibi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesi gereğince şüphelinin bilinen son adresine tebligat yapılmaksızın, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca doğrudan mernis adresine yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı cihetle, kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği gözetilmeden, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 02.03.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2019 tarihli ve 2019/65748 Soruşturma, 2019/849 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3.maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, kararın şüpheliye tebliğ edilerek tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüpheli hakkında, 14.03.2019 tarihinde işlediği aynı nev'iden suç nedeniyle yürütülen soruşturmanın da birleştirildiği, C. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 25.03.2020 tarihli ve 2020/61474 Soruşturma, 2020/8923 Esas, 2020/6194 sayılı iddianamesi ile Ankara 40. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, davanın 2020/233 esasa kaydedildiği, D. Yine şüpheli hakkında, 18.02.2020 tarihli aynı nev'i suçtan açılan kamu davasının, Ankara 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/233 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği, E. Yapılan yargılama sonucunda, Ankara 40. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 10.03.2021 tarihli ve 2020/233 Esas, 2021/165 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 kez ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine, 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, hükümlerin istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. F. Dosya kapsamına göre; 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddede yer alan; " (2) Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191. madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; UYAP üzerinden yapılan incelemede; Ankara 4. Çocuk Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2015/187 Esas, 2016/94 Karar sayılı kararı ile, sanığın 04.12.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 02.03.2019 olduğu dikkate alındığında, suçun, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmiş olması halinde Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunması gerekeceğinden, incelemeye konu 02.03.2019 tarihli eylemin, Ankara 4. Çocuk Mahkemesince zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenip işlenmediğinin araştırılması gerektiği, bu nedenle Mahkemece, Ankara 4. Çocuk Mahkemesinin 2015/187 Esas ve 2016/94 Karar sayılı dosyasının getirtilerek dosya arasına alınması ve incelenmesi, sonucuna göre, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesindeki ayrı soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı gözetilerek, bu suçun ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli olması halinde, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" karar verilerek Ankara 4. Çocuk Mahkemesine ihbarda bulunulması, sonraki eylemlerin de ayrıca değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekeceği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kabule göre de; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02.05.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheli müdafiine tebliğ edilmediği gibi, erteleme kararında, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, 5271 sayılı CMK'nın 173/1. maddesinin karar tarihinde yürürlükte olan haline göre "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu durumda ihlâl kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden sözedilemeyeceği, dolayısıyla TCK'nın 191/4. maddesinde belirtilen dava açma koşullarının oluşmadığı gözetilerek, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Ankara 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2021 tarihli ve 2020/233 Esas, 2021/165 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.