Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/10292 E. 2026/4885 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/10292
- Karar No
- 2026/4885
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/559 E., 2022/530 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, itstinaf edilmeksizin 22.09.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 04.12.2025 tarihli ve 2025/8903 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/147431 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/147431 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca da, bu karara karşı başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği, hatta Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13/09/2021 tarihli ve 2019/8201 esas ve 2021/8593 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen kişilere bu karara 15 gün içinde itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin bildirimi içermeyen tebliğin geçersiz olduğu, bu bağlamda, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesi uyarınca "kararın tebliğinden itibaren iki hafta (5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik halinden önce 15 gün) içerisinde sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğunun" gösterilmemesi suretiyle sanığın yanıltıldığı, böylece erteleme kararı kesinleşmediğinden usulüne uygun yapılmış tedavi ve denetim faaliyetinden söz edilemeyeceği gibi ihlâl oluşturan eylemden de bahsedilemeyeceği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 02.01.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 01.03.2021 tarihli ve 2021/29697 Soruşturma, 2021/1149 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3.maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın şüpheliye 04.03.2021 tarihinde tebliğ edilerek tedbirin infazı için 21.04.2021 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 07.09.2021 tarihli ve 2021/29697 Soruşturma, 2021/31286 Esas, 2021/21770 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Yapılan yargılama sonucunda, İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2021 tarihli ve 2021/591 Esas, 2021/776 Karar sayılı kararı ile sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 21.12.2021 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, D. Sanığın denetim süresi içerisinde 25.02.2022 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 07.09.2022 tarihli ve 2022/559 Esas, 2022/530 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre; Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191.maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme ve 17.10.2019 tarihli 7188 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 171/2. maddesi gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01.03.2021 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz kanun yolunun gösterilmediği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu durumda Müdürlükçe yapılan işlemler hukuki sonuç doğurmayacağından yükümlülük ihlalinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla, TCK'nın 191/4. maddesinde belirtilen dava açılması koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından;
Mahkemesince, açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.09.2022 tarihli ve 2022/559 Esas, 2022/530 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.