Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/658 E. 2026/4954 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2026/658
Karar No
2026/4954
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/330 E., 2022/369 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Ortaca 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 192/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 04.10.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 25.12.2025 tarihli ve 2025/3153 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2026 tarihli ve KYB - 2025/156001 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2026 tarihli ve KYB - 2025/156001 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16.06.2021 tarihli ve 2020/18965 esas, 2021/7640 karar sayılı ve anılan Dairenin 21.06.2021 tarihli ve 2020/21397 esas, 2021/7865 karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının bir önem arz etmediği, Somut olayda, Ortaca Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10.02.2017 tarihli ve 2016/2260 soruşturma, 2017/2 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının, sanığa tebliğ edildiğine dair tebligat evrakına rastlanmadığı, bu durumda erteleme kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin de başlamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olması hatta tedbirin infazının tamamlanması bir önem arz etmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 18.05.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ortaca Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2017 tarihli ve 2016/2260 Soruşturma, 2017/2 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu, süresi ve başvurulacak merciin gösterildiği, ancak kararın şüpheliye tebliğ edilmediği, tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin 11.06.2018 tarihinde yeniden aynı nevi'iden suç işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Ortaca Cumhuriyet Başsavcılığının 09.10.2018 tarihli ve 2018/4285 Soruşturma, 2018/1309 Esas, 2018/1287 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,

C. Yapılan yargılama sonucunda, Ortaca 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2019 tarihli ve 2018/916 Esas, 2019/198 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1, 192/3 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 01.04.2019 tarihinde kesinleştiği, D. Sanığın denetim süresi içerisinde 21.12.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Ortaca 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 17.05.2022 tarihli ve 2022/330 Esas, 2022/369 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın, TCK'nın 191/1, 192/3 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre; Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında .. Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10.02.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, itiraz kanun yolu, itiraz süresi ve başvurulabilecek mercii belirtilmiş ise de, kararın şüpheliye tebliğ edilmediği, şüpheliye denetimli serbestlik sürecinde de itiraz hakkının bildirilmediği, bu nedenle kararın usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, karar kesinleşmediğinden denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, Müdürlükçe yapılan işlemlerin hukuki sonuç doğurmayacağı, dolayısıyla yükümlülük ihlâlinden sözedilemeyeceği anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Ortaca 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2022 tarihli ve 2022/330 Esas, 2022/369 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2026/658, K. 2026/4954, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2026-658-e-2026-4954-k-7bde1326eae6