Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/5019 E. 2026/6687 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/5019
- Karar No
- 2026/6687
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3265 E., 2025/2537 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma SUÇ TARİHLERİ : 09.12.2022, 14.12.2022 HÜKÜM : Mahkûmiyet (İlk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanmasına
Her ne kadar Tebliğname'de ... sanık olarak gösterilmiş ise de; Dairemizin 16.04.2026 tarihli ve 2026/80 Değişik İş sayılı kararı ile temyiz isteminden vazgeçen sanık ... hakkında "dosyanın incelenmesine yer olmadığına" karar verildiğinden, adı geçen sanık temyiz incelemesi dışında tutulmuştur.
Sanık ... hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Dairemizin bozma kararı üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusuna ilişkin olarak duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan iki kez mahkûmiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesinin 09.12.20 22... .02.2022 tarihli eylemlerin sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına, TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ve arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması ve eylemler arasında uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği yerler, ele geçirilen maddelerin türleri ve eylemlerin işleniş tarihleri arasındaki sürelerin uzunluğu gibi hususların dikkate alınması gerekmektedir. Sanık için işlediği sonraki suç açısından, ilk eyleme ilişkin iddianamenin düzenlenmesiyle hukuki kesinti oluşurken; sanığın eylemden sonra hakkında adli işlemin yapılması, ifadesinin alınması ile ev veya işyerinde arama arama yapılması durumlarında ise ilk eylem ile ikinci eylem arasında fiili kesintinin varlığından söz edilecektir. Bu halde temyiz incelemesine konu olayda, sanığın 09.12.2022 tarihinde polis ekiplerinin yaptığı rutin devriye sırasında kaçarken yakalandığı ve üzerinde mentos sakız kutusu içerisinde metamfetamin, eroin ve esrar içeren uyuşturucu maddelerin bulunduğu, sanığın bu eylemiyle ilgili olarak ifadesinin alınarak serbest bırakıldığı, ancak evinde arama yapılmadığı; ikinci olarak ise 14.12.2022 tarihinde hakkında mahkûmiyet hükmü kesinleşen dosyanın diğer sanığı ...'a ait işyerinde yapılan aramada sanığın üzerinde olup saklamaya çalıştığı tanıkların beyanları ile de sabit olan mentos sakız kutusunda yapılan aramada içerisinde metamfetamin ve esrar içeren uyuşturucu maddelerin tespit edildiği olaya ilişkin olarak sanık hakkında yapılan yargılamada ilk eylem ile ikinci eylem arasında hukuki kesintinin gerçekleştiği ve ticaret kastının yenilendiği gerekçesiyle sanık her iki eylemden sorumlu tutularak hakkında iki kez mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de; sanığın 09.12.2022 tarihinde yakalandığı ve ifadesinin alınıp serbest bırakıldığı ancak sanığın evinde arama yapılmadığı, bu sebeple 14.12.2022 tarihinde ele geçirilen maddeleri 09.12.2022 tarihinden sonra temin ettiğine dair somut bir delilin bulunmadığı, dolayısıyla suç işleme kararının yenilendiğinin anlaşılamadığı, bu haliyle sanığın eyleminin zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu anlaşıldığından sanık hakkında iki ayrı suçtan hüküm kurularak fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde karar verildi.