Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/4654 E. 2026/6806 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/4654
- Karar No
- 2026/6806
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/215 E., 2026/266 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, İlişkindir. III. GEREKÇE 25.12.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280 /1-e maddesinde 7571 sayılı Kanun'un 25. maddesi ile yapılan değişikliklerde gözetilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli 2024/6-490 Esas ve 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; ilk derece mahkemesi kararlarının bölge adliye mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda; ''5271 sayılı CMK 139/3 ve 5726 sayılı Tanık Koruma Kanununun 9. maddelerinde belirlenen usule uygun bir şekilde sanık ve müdafiine soru sorma olanağı da tanınarak ... ve ... kodlu gizli soruşturmacılar ve SKG ler tanık olarak dinlenerek güven alımı yaptıkları kişinin sanık olup olmadığı net olarak sorularak hatırlamadıklarını beyan etmeleri halinde suça konu uyuşturucu-uyarıcı maddelerin bulunduğu ambalajları üzerinde parmak ve avuç izi araştırılmasının ilgili kolluk birimine yaptırılması, iz bulunması halinde sanığın parmak izi ile karşılaştırmasının ilgili kolluk birimi tarafından yaptırılmasının sağlanması, parmak izi de bulunmadığı takdirde sanığın fotoğrafın kendisine ait olduğuna dönük ikrara yönelik beyanı da dikkate alınarak sanık hakkında TCK'nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan ve yine gizli soruşturmacılar tarafından düzenlenen raporda gizli soruşturmacıların yaya olarak geldikleri yerde bekledikleri, sanığın görevlilerin yanına geldiği belirtilmiş olmakla satış yapılan
yerin sanık tarafından mı yoksa gizli soruşturmacılar tarafından mı belirlendiğinin ... ve ... kodlu gizli soruşturmacılar ve SKG lara sorularak sanık hakkında TCK'nın 188/4-b. maddesi hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığı netleştirilmeden karar verilmesinin yasaya aykırı olduğuna,'' ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin 24.04.2025 tarihli, 2025/932 Esas ve 2025/945 Karar sayılı bozma kararı ve bozma kararı üzerine verilen İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.12.2025 tarih, 2025/187 Esas ve 2025/471 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 7. maddesine göre de “yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla; ilk derece mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 2. fıkrası hükmü de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin 04.02.2026 tarihli ve 2026/215 Esas ve 2026/266 Karar sayılı istinaf talebinin esastan reddine dair kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.