Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/3153 E. 2026/8569 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/3153
- Karar No
- 2026/8569
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2166 E., 2024/2074 K. SUÇLAR : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak beraat kararı verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
I. HUKUKİ SÜREÇ A. Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerine bırakılmasına, hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebebi özetle; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesi uyarınca beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık müdafiinin temyiz dilekçesi kapsamına göre, vekalet ücreti ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesinde yer verilen; “Beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini müdafii ile temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmeden karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükme;
"Sanık ...'in kendisini 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen zorunlu müdafii ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin II. Kısmının II. Bölümü gereğince kovuşturma için ödenmesi gereken 16.500 TL maktu vekalet ücretinden, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca ödenen ücretin mahsubu ile bakiye kalan vekalet ücretinin hazineden alınıp sanık ...'e verilmesine," ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde karar verildi.