Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/2556 E. 2026/4474 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2556
- Karar No
- 2026/4474
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/276 E., 2024/296 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Ret İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Dairemizin, 24.09.2025 tarihli ve 2024/6776 Esas, 2025/8768 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.01.2026 tarihli ve KD - 2025/122540 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı CMK'nın 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, "05/04/2024 tarihli celsede sanık tarafından duruşmada sözlü olarak hükme karşı temyiz yoluna başvuracağını belirtmiş olması nedeniyle yapılan temyiz başvurusunun süresinde kabul edilmesi ve Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 24/09/2025 tarihli ve 2024/6776 esas, 2025/8768 karar sayılı kararının KALDIRILMASI ile Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu kabul edilerek, Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/04/2024 tarih ve 2024/276 esas- 2024/296 karar sayılı kararına ilişkin, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan HÜKMÜN ONANMASI gerektiğine" ilişkindir.
II. GEREKÇE
Anayasanın 40. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, Mahkeme kararlarında başvurulacak kanun yolu mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği halde, sanığın yüzüne karşı verilen 05.04.2024 tarihli hükümde "...sanığın yüzüne karşı (SEGBİS ile) verilen karara karşı kararın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde... " denilmek suretiyle kararın tebliğ tarihinden itibaren yasa yoluna başvurabileceği belirtilerek sanığın yanıltıldığı belirlendiğinden, sanığın 17.04.2024 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 Sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşıldığından; 5237 sayılı TCK'nın 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen bozma öncesi mahkûmiyet hükmünün verildiği 29.12.2015 tarihinden, bozma sonrası mahkûmiyet hükmünün verildiği 05.04.2024 tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı CMK'nın 308/2. maddesi gereği Dairemizin, 24.09.2025 tarihli ve 2024/6776 Esas, 2025/8768 Karar sayılı ilâmının KALDIRILMASINA, 3. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2024 tarih ve 2024/276 Esas, 2024/296 Karar sayılı kararının 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.