Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/2340 E. 2026/5055 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2340
- Karar No
- 2026/5055
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3134 E., 2025/2170 K. SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Kırıkhan 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 4. Sanık hakkında TCK'nın 31/3. maddesinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. II. GEREKÇE 25.12.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesinde 7571 sayılı Kanun'un 25. maddesi ile yapılan değişiklikler de gözetilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; ilk derece mahkemesi kararlarının bölge adliye mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda "1-) S.S.Ç .. 'in yaşının tespitine ilişkin raporun tek hekim tarafından tanzim edildiği nazara alınarak; SSÇ'nin yaşının tespiti için Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas kurulundan rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-) S.S.Ç ...hakkında Sosyal İnceleme Raporu alınmaması ve Çocuk Koruma Kanunu'nun 35/3. Maddesine aykırı olarak SİR roporunun alınmama gerekçesinin gerekçeli kararda gösterilmemesi, 3-) Reyhanlı Sulh Ceza Hakimliği'nin 2023/1605 D. İş sayılı kararının aslı veya onaylı sureti temin edilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 4-) S.S.Ç hakkında yapılan toksikolojik inceleme nedeniyle düzenlenen 24/11/2023 tarihli Adli Tıp Kurumu fatura giderinin yargılama gideri hesaplanırken dikkate alınmaması,” şeklindeki Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 30.01.2025 tarih, 2024/3312 Esas ve 2025/241 Karar sayılı bozma kararı ve bu karar üzerine verilen Kırıkhan 1. Ağır Ceza
Mahkemesinin 01.10.2025 tarih, 2025/164 Esas ve 2025/390 Karar sayılı kararlarının CMK'nın 7. maddesinde yer alan“Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla; ilk derece mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 11.11.2025 tarih, 2025/3134 esas ve 2025/2170 karar sayılı istinaf talebinin esastan reddine dair kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2026 tarihinde karar verildi.