Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/1580 E. 2026/6302 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1580
- Karar No
- 2026/6302
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3930 E., 2025/213 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, İlişkindir. III. GEREKÇE 25.12.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesinde 7571 sayılı Kanun'un 25. maddesi ile yapılan değişiklikler de gözetilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesi kararlarının Bölge Adliye Mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda, "Olay tutanağına göre sanık ... ile kullanıcı tanık ... arasında uyuşturucu madde alışverişinin yapıldığı ve uyuşturucu sattığı yerin polis krokisine göre ... Devlet Hastanesi'ne 160 metre, kullanıcı tanık ... ile arasında uyuşturucu madde alışverişinin yapıldığı ve uyuşturucu sattığı yerin polis krokisine göre ... Devlet Hastanesi'ne 140 metre, kullanıcı tanık ... ile arasında uyuşturucu madde alışverişinin yapıldığı ve uyuşturucu sattığı yerin polis krokisine göre ... Devlet Hastanesi'ne 130 metre, kullanıcı tanık ... ile arasında uyuşturucu madde alışverişinin yapıldığı ve uyuşturucu sattığı yerin polis krokisine göre ... Devlet Hastanesi'ne 180 metre mesafede olması sebebiyle, olay yerini bilen tutanak tanıkları eşliğinde mahallinde keşif yapılıp, tanıkların yer gösterimi doğrultusunda suçun işlendiği yer kesin olarak saptanarak ve tekerlekli şerit metre ile ölçüm yaptırılmak suretiyle, suç mahallinin kanunda belirtilen yerlere yakınlığının mutad ulaşım yolları ile 200 metreden az olup olmadığının bilirkişi marifetiyle belirlenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmeden sanık hakkında TCK'nın 188/4-b maddesinin uygulanma koşullarının uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması yerine eksik araştırma ile yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmiş olması ve dosyadaki bilgi ve belgelere göre, sanığın 12.05.2024 tarihli 1. ve 2.
eylemleri ile 13.05.2024 tarihli 3. eyleminin sabit olduğu, sanığın 13.05.2024 tarihli 4. eyleminde ise sanık ... ile kullanıcı tanık ... isimli şahıs arasında gerçekleştiği belirtilen dosyada mübrez tapelerin içeriksiz olduğu, sanık ve tanığın aşamalardaki beyanlarında madde alışverişini inkar ettikleri ve tutanak tanıklarının da madde alışverişini görmediklerini beyan ettikleri anlaşılmakla sanığın bu eyleminin zincire dahil edilemeyeceği, zincirleme suç kapsamında sanığın 3 ayrı eyleminin sabit olup sanık hakkında, mahkemesince belirlenen temel ceza üzerinden TCK’nın 43/1. maddesi gereğince artırım yapılırken, ele geçen uyuşturucu madde miktarı ve eylem sayısı ile orantılı olmayacak biçimde asgari hadden artırım yapılması yerine 1/2 oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini" gerekçeleriyle verilen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 11.07.2025 tarihli ve 2025/6877 Esas, 2025/3837 Karar sayılı bozma kararı ve bu karar üzerine verilen ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2025 tarihli ve 2025/224 Esas, 2025/327 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 7. maddesinde yer alan “Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla; ilk derece mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 24.12.2025 tarihli ve 2025/3930 Esas, 2025/213 Karar sayılı istinaf talebinin esastan reddine dair kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanıklar Mehmet ve Resul hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde karar verildi.