Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/7195 E. 2026/5439 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/7195
- Karar No
- 2026/5439
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/185 E., 2023/358 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Konya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 26.04.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 02.09.2025 tarihli ve 2025/20962 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2025 tarihli ve KYB-2025/106909 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2025 tarihli ve KYB-2025/106909 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanık hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26.05.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin karar, sanığın mernis adresine 03.06.2016 tarihinde tebliğ edilmiş ise de; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde yer alan “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki düzenleme ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği cihetle, somut olayda Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 26.05.2016 tarihli kararın, öncelikle sanığın bilinen son adresi olup aynı zamanda mernis adresi olan ".. Mah. .. Sk. No:.. İç Kapı No:.. ../.." adresine mernis şerhi olmadan tebligat çıkarılması gerekirken, anılan adrese doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu ve anılan kararın kesinleşmediği anlaşılmakla, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 23.08.2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 26.05.2016 tarihli ve 2015/45759 Soruşturma, 2016/831 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 12.01.2017 tarihli ve 2015/45759 Soruşturma, 2017/499 Esas, 2017/426 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Konya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2017 tarihli ve 2017/58 esas, 2017/302 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 25.04.2017 tarihinde kesinleştirildiği, ihbar üzerine, Konya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 29.03.2023 tarihli ve 2023/185 Esas, 2023/358 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen hüküm açıklanarak, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre, hırsızlık soruşturması kapsamında yakalanan ve üzerinde herhangi bir suç unsuru bulunmayan sanığın, alınan savunmasında uyuşturucu madde kullandığını beyan etmesi üzerine, sanığın uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığı yönünde de herhangi bir rapor alınmaksızın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği anlaşılmakla; kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilmeyen, olayı müteakip kamu davası açılmadan önce uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanmayan sanığın, maddî bulgularla desteklenmeyen soyut beyanı dışında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğini somut bir olgu olarak ortaya koyan, her türlü şüpheden uzak, yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkûmiyetine karar verildiği, bu hususun mahkemenin takdiri ve delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmesi durumunu aşan mutlak hukuka aykırılık niteliğinde olduğu anlaşıldığından,
Kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. E. 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Konya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2023 tarihli ve 2023/185 Esas, 2023/358 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "23.08.2015 tarihli eylem yönünden sanığın üzerine atılı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2. fıkrasının (e) bendi uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle BERAATİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.