Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/6852 E. 2026/5864 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2025/6852
Karar No
2026/5864
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2636 E., 2025/1771 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanık ... yönünden de re'sen istinafa tabi olan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 5. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Kendisinde miktar itibarıyla kullanım sınırında uyuşturucu madde ele geçen sanığın savunmalarının aksine, diğer sanık ...'in eşyalarında ele geçirilen uyuşturucu maddelerle ilgisi olduğuna dair mahkûmiyetine yeterli, kuşku sınırlarını aşan kesin delil bulunmadığı ve sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma veya kullanma suçundan ayrıca dava açılıp mahkûmiyet hükmü verilip kesinleştiği gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararında sanık ... ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak Üye Dr. ...'in değişik gerekçesi ve oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.

D E Ğ İ Ş İ K G E R E K Ç E (Sanık ... hakkında)

Kendilerinde belli bir miktar uyuşturucu madde bulunması nedeniyle haklarında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kamu davası açılan, ayrıca kan veya idrar tahlillerinde uyuşturucu madde tespit edilmesi sebebiyle soruşturma evrakı tefrik edilerek uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı ayrı soruşturma yürütülen sanıklarla ilgili olarak, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yapılan yargılama neticesinde ağır ceza mahkemesince eylemin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu kanaatine varılması halinde, sanıkların kendilerinde ele geçen uyuşturucu maddeyi bulundurma eylemi ile tahlillerinde çıkan uyuşturucu maddeyi kullanma eylemi 5237 sayılı TCK'nın 191/1. fıkrasında düzenlenen ayrı seçimlik hareketleri oluşturmakla birlikte her iki eylem anılan fıkra kapsamında bir bütün halinde tek suç teşkil ettiğinden, ele geçen uyuşturucu maddenin niteliği ve miktarı ile uyuşturucu madde kullanma eylemi birlikte değerlendirilerek sanığa verilecek temel cezanın TCK’nın 191/1 ve 61. maddeleri uyarınca, gerektiği takdirde alt sınırdan uzaklaşılarak, belirlenmesi gerekmektedir.

Bu kapsamda, uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkin yargılamayı yürüten ağır ceza mahkemesince, uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı tefrik edilen soruşturma dosyası incelenerek, soruşturmanın bulunduğu aşamaya göre farklı kararların verilmesi söz konusu olacaktır. Tefrik edilen soruşturma dosyasında;

- Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ve erteleme süresi dolmamışsa, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı CMK’nın 223/8. fıkrası uyarınca durma kararı verilmesi,

- Erteleme süresi dolduktan sonra TCK’nın 191/7. fıkrası uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişse, kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceği anlaşıldığından, CMK'nın 223/8. fıkrası uyarınca davanın düşmesine karar verilmesi,

- TCK’nın 191/4. fıkrası gereğince dava açılmış ve derdest ise, her iki davanın birleştirilmesine karar verilerek uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma fiilleri birlikte değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulması,

- TCK’nın 191/4. fıkrası gereğince dava açılmış ve yapılan yargılama neticesinde anılan kanunun 191/1. fıkrası uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiş ve kesinleşmiş ise, TCK'nın 61. maddesine göre uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma fiilleri birlikte değerlendirilmek suretiyle TCK'nın 191/1. fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulması ve bu şekilde belirlenecek cezadan, uyuşturucu madde kullanma fiilinden dolayı kesinleşmiş olan cezanın mahsup edilmesi suretiyle netice cezanın infazına karar verilmesi, her iki eylemin birlikte değerlendirilmesi sonucunda netice ceza değişmeyecek ise ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,

Gerekmektedir.

Ağır ceza mahkemesince, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı yapılan yargılama neticesinde eylemin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu kanaatine varılması durumunda, sanık hakkında uyuşturucu madde kullanma suçundan tefrik edilen dosyada ayrı bir soruşturma yürütüldüğü gerekçesiyle, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı beraat kararı verilmesi, sanığın TCK’nın 191/1. fıkrasında düzenlenen seçimlik hareketlerden sadece uyuşturucu madde kullanma fiilinden dolayı cezalandırılmasına, uyuşturucu madde bulundurma fiilinin ise cezasız bırakılmasına yol açacaktır. Özellikle, sanıkların bulundurduğu uyuşturucu maddenin kullanım sınırında olmakla birlikte TCK’nın 191/1. fıkrasında öngörülen temel cezanın alt sınırından önemli derecede uzaklaşılmasını gerektiren miktarda olması halinde, bu durum TCK’nın 3. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesine de aykırı olarak, sanığın alması gereken daha yüksek cezadan kurtulmasına sebebiyet verecektir.

Dairemiz kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ...’in temyiz incelemesine konu eyleminin TCK’nın 191/1. fıkrasında düzenlenen “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğuna ilişkin çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne tarafımdan katılınmakla birlikte;

UYAP üzerinde yapılan inceleme neticesinde; sanık hakkında, kan tahlilinde uyuşturucu madde çıkması nedeniyle Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma evrakının tefrik edilerek uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı ayrı bir kamu davası açıldığı ve Çorlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2024 tarih ve 2024/816 E. 2024/1150 K. sayılı kesinleşmiş kararı ile sanığın 2 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm edildiği anlaşıldığından, Asliye Ceza Mahkemesinin dosyası temyiz incelemesine konu dosya içine alınarak, TCK'nın 61. maddesine göre uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma fiilleri birlikte değerlendirilmek suretiyle TCK'nın 191/1. fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulması ve bu şekilde belirlenecek cezadan, uyuşturucu madde kullanma fiilinden dolayı kesinleşmiş olan cezanın mahsup edilmesi suretiyle netice cezanın infazına karar verilmesi, her iki eylemin birlikte değerlendirilmesi sonucunda netice ceza değişmeyecek ise ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın bu gerekçeyle bozulmasına karar verilmesi gerekirken, sanığın temyiz incelemesine konu fiilinin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğunu kabul eden Dairemiz çoğunluğunun, “sanık hakkında uyuşturucu madde kullanma suçundan ayrıca dava açılıp mahkumiyet hükmü verilip kesinleştiği anlaşıldığından sanığın beraatine karar verilmesi” gerektiğine ilişkin bozma gerekçesine iştirak etmiyorum.

Diğer taraftan, CMK’nın 223/2. fıkrasında beraat kararının hangi hallerde verileceği tek tek sayılmış olup, somut olayda bu hallerden hiçbiri mevcut değildir. Dolayısıyla, TCK’nın 191/1. fıkrasında ayrı seçimlik hareket olarak düzenlenen, uyuşturucu madde kullanma fiili ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma fiilini “aynı fiil” olarak telakki ettiği anlaşılan çoğunluğun kabulüne göre de; “sanık hakkında uyuşturucu madde kullanma suçundan ayrıca dava açılıp mahkûmiyet hükmü verilip kesinleştiği”nin anlaşılması halinde, mahkemece beraat kararı değil, CMK’nın 223/7. fıkrasında yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” hükmü uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Şu halde, çoğunluğun bozma gerekçesi bu yönüyle de yerinde değildir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik olarak Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince verilen, istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın, belirttiğim gerekçelerle bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne değişik gerekçeyle iştirak ediyorum. 28.04.2026

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/6852, K. 2026/5864, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2025-6852-e-2026-5864-k-ca72e6376d92