Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/10584 E. 2026/4912 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/10584
- Karar No
- 2026/4912
- Karar Tarihi
MAHKEMELERİ : 1. Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesi 2. Aydın 6. Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 1. 2022/692 E., 2022/986 K. 2. 2023/220 E., 2023/366 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması
Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 28.06.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Aydın 6. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf incelemesinden geçmeksizin 23.11.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 04.12.2025 tarihli ve 2025/173 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/147571 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/147571 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli ve 2022/692 esas, 2022/986 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05.10.2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15.11.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararda itiraz hakkı ile itiraz süresi ve merciinin gösterilmesi gerektiği halde gösterilmeyerek sanığın yanıltıldığı, dolayısıyla sanık hakkında usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararının bulunmadığı, dolayısıyla tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin infazına da başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Aydın 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.09.2023 tarihli ve 2023/220 esas, 2023/366 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; Sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç sebebiyle açılmış bir kamu davası olduğundan, yargılama konusu 24.02.2023 tarihli eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan dava açılması üzerine, Aydın 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.09.2023 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, Somut olayda, önceki 23.09.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmiş olup sanığın denetim süresi içerisinde tekrar uyuşturucu madde kullandığı gerekçesiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli ve 2022/692 esas, 2022/986 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine hükmedildiği ve yukarıda belirtildiği üzere anılan kararın kanun yararına bozulması halinde ise kamu davasının durmasına karar verileceğinin anlaşılması karşısında, Sanığın incelemeye konu 24.02.2023 tarihindeki eyleminden ötürü 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan kamu davası açılamayacağı gibi söz konusu eylemin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulü ile kesinleşmemesi nedeniyle ihlali mahiyetinde de olmadığı, bu halde sanığın gerçekleştirmiş olduğu eylemlerine ilişkin ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi ile usulüne uygun tebliğ ve devamı işlemlerin icrası için kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/692 Esas ve 2022/986 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 23.09.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 15.11.2018 tarihli ve 2018/22759 Soruşturma, 2018/792 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun ve itiraz merciinin gösterildiği, ancak itiraz süresinin ve başvuru şeklinin gösterilmediği, kararın şüpheliye 27.12.2018 tarihinde tebliğ edildiği, tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği ve 03.09.2020 tarihinde infazın tamamlandığı, 2. Şüphelinin 09.03.2021 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullanması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 29.03.2021 tarihli ve 2018/22759 Soruşturma, 2021/2534 Esas, 2021/2074 sayılı iddianamesi ile Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2021 tarihli ve 2021/530 Esas, 2021/1298 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 29.04.2021 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 4. Sanığın denetim süresi içerisinde 13.01.2022 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 24.05.2022 tarihli ve 2022/692 Esas, 2022/986 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Aydın 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/220 Esas ve 2023/366 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 24.02.2023 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 10.03.2023 tarihli ve 2023/4587 Soruşturma, 2023/1951 Esas, 2023/1389 sayılı iddianamesi ile Aydın 6. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereğince doğrudan kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda, Aydın 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 26.09.2023 tarihli ve 2023/220 Esas, 2023/366 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.
C. Dosyalar kapsamına göre; 1. Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli ve 2022/692 Esas, 2022/986 Karar sayılı kararı yönünden; Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15.11.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz kanun yolunun ve itiraz merciinin gösterildiği, ancak itiraz süresinin ve başvuru şeklinin gösterilmediği, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. ve 5271 sayılı CMK'nın 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yoluna başvuru süresinin ve başvuru şeklinin gösterilmediği, şüpheliye anılan karara karşı usûlüne uygun yasa yolu bildirimi yapılmadığı, bu nedenle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu durumda ihlal kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla TCK'nın 191/4. maddesinde belirtilen dava açılması koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte başvuru şekli de gösterilmek suretiyle usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırıdır. 2. Aydın 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.09.2023 tarihli ve 2023/220 Esas, 2023/366 Karar sayılı kararı yönünden: 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." hükmüne yer verildiği, Somut olayda, sanık hakkında, 23.09.2018 tarihli önceki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca 15.11.2018 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, ancak anılan erteleme kararında yukarıda belirtildiği üzere usulüne uygun bir kanun yolu bildirimi yapılmadığından kararın kesinleşmediği, Mahkemesince durma kararı verilmesi gerektiği, bu nedenle 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan işbu kamu davasında da kovuşturma şartının gerçekleşmediği, doğrudan açılan davanın dayanaksız kaldığı anlaşılmakla, mahkemesince, durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun'a aykırıdır. 3. Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada sonuç olarak; Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir erteleme kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden; Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesi ve Aydın 6. Asliye Ceza Mahkemesindeki her iki davanın birleştirilmesi, davaların birleştirilmesinden sonra, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte başvuru şekli de gösterilmek suretiyle usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararları verilmesi, Kanun'a aykırı olup Kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli ve 2022/692 Esas, 2022/986 Karar sayılı kararı ile Aydın 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.09.2023 tarihli ve 2023/220 Esas, 2023/366 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyalarının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.