Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/10502 E. 2026/4901 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2025/10502
Karar No
2026/4901
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/269 E., 2021/61 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 29.01.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 09.12.2025 tarihli ve 2024/29838 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/150349 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/150349 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede; Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.05.2025 tarihli ve 2023/21339 esas, 2025/6105 karar sayılı ilâmı ile aynı Dairenin 21.04.2025 tarihli ve 2023/21372 esas, 2025/4659 karar sayılı ilâmında da belirtildigi üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına iliskin kararın itiraz yolu açık olmak üzere, karar tarihinde yürürlükte olan başvuru süresi de belirtilmek suretiyle verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, hakkında verilen karara karşı şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla bu durumda usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulundugundan söz edilemeyeceği nazara alındığında, İnceleme konusu karara dayanak alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararının doğrudan sanığın mernis adresine gönderildiği ve dolayısıyla şartlar oluşmadan Tebligat Kanun'un 21/2. Maddesine göre işlem yapıldığı ve bu nedenle tebligatın usulsüz olması nedeniyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 01.10.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 21.11.2014 tarihli ve 2014/151300 Soruşturma, 2014/959 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun’un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın şüpheliye tebliğ edildiğine dair bir bilgi ve belge bulunmadığı, tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmaması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2015 tarihli ve 2014/151300 Soruşturma, 2015/25709 Esas, 2015/22181 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2016 tarihli ve 2015/566 Esas, 2016/233 Karar sayılı kararı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa tebliğ edilmediği gerekçesiyle CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının durmasına" ve gereği için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği, D. Durma kararından sonra, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 21.04.2016 tarihli ve 2016/57479 Soruşturma, 2016/1436 Karar sayılı kararı ile; beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın doğrudan MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 15.05.2017 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine gore tebliğ edildiği ve tedbirin infazı için 14.09.2017 tarihinde Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, E. Yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle infaz dosyasının kapatıldığının bildirilmesi üzerine dosyanın ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 21.01.2021 tarihli ve 2018/269 Esas, 2021/61 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim altında bulundurulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.

F. Dosya kapsamına göre; Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen ve uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanmayan sanığın, maddî bulgularla desteklenmeyen soyut beyanı dışında, uyuşturucu madde kullandığına dair delil bulunmadığı, sanığın kullandığını söylediği maddenin ele geçmemesi ve kriminal inceleme yapılamamış olması karşısında uyuşturucu madde olarak kabul edilemeyeceği, suçun maddi delilinin elde edilemediği, mahkûmiyete yeterli her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin delil bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın "beraatine" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olup bu hususun mahkemenin takdiri ve delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmesi durumunu aşan mutlak hukuka aykırılık niteliğinde olduğu anlaşıldığından;

Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2021 tarihli ve 2018/269 Esas, 2021/61 Karar sayılı kararına karşı bu gerekçe ile kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/10502, K. 2026/4901, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2025-10502-e-2026-4901-k-1be7323b7e38