Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/894 E. 2024/432 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/894
Karar No
2024/432
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2760 E., 2022/2573 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hüküm kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 21.07.2023 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği görülmüştür. I. HUKUKİ SÜREÇ A. Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2022/40 Esas, 2022/203 Karar sayılı kararı ile sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 18 yıl hapis ve 36.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 23.11.2022 tarihli ve 2022/2760 Esas, 2022/2573 Karar kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ... ve müdafiinin istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Kolluk kuvvetlerince uyuşturucu maddenin ele geçirildiği depo içerisinde uyuşturucu madde satışı yapıldığına ilişkin alınan istihbari bilgi, bu istihbari bilgi ile uyumlu şekilde sanıklar ... ve ...'in depoda yakalanması, söz konusu bu deponun sanık ...'e ait olması, depodan ele geçirilen uyuşturucu maddelerin miktarı, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin bulunduğu materyaller üzerinde sanıklar ... ve ...'in parmak izlerinin tespit edilmesi, tanık ...'ın olayın sıcağıyla alınması nedeniyle üstünlük tanınması gereken soruşturma aşamasındaki beyanında her iki sanığın da birlikte uyuşturucu madde sattıklarını beyan etmesi, bunun yanı sıra olay günü her iki sanığın da depoda olduğunu ve sanık ...'dan uyuşturucu madde satın aldığını beyanla sanık ...'ı teşhis etmesi, aynı şekilde olay günü tanık ... ile birlikte olan tanık ...'ın da ...'ın sanık ...'dan uyuşturucu maddeyi 50,00 TL karşılığı aldığını beyan ederek sanığı teşhis etmesi, sanık ...'in sanık ... ile birlikte içmek için uyuşturucu madde aldıklarını savunmasının sanık ... tarafından kabul edilmeyerek, sanık ...'in uyuşturucunun kullanma sınırında kalabilmesi için ikisine ait olduğunu söylediğini beyan ettiğini, olay günü de tanık ...'a uyuşturucu maddeyi sanık ...'in verdiğine ilişkin sanıkların birbirlerini suçlayan ve mevcut delillerle örtüşmeyen savunmalarına itibar edilmeyerek sanıklar ... ve ...'in açıklanan gerekçelerle üzerlerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediklerinin sabit olduğu gerekçesiyle mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, ele geçen maddelerin miktarı nazara alındığından, suçun konusunun önem ve değeri göz önünde bulundurularak 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiren bir olgu bulunmadığı halde, ele geçen uyuşturucu veya uyarıcı maddenin miktarı dikkate alındığında sanıkların temel cezalarının teşdiden belirlenmesinin dosya kapsamına uygun olmadığı Dairemiz tarafından değerlendirilmekle, teşdit miktarı yönünden isabetli olmayan ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince sanıkların cezalandırılmalarına, suçun işleniş biçimi, elde edilen uyuşturucu veya uyarıcı maddenin miktarına göre ortaya çıkan tehlikenin ağırlığı, sanıkların kastının yoğunluğu dikkate alınarak sanıkların temel cezaları dosya kapsamına uygun şekilde alt sınırdan tayin edilmesine, maddenin niteliği nazara alındığında haklarında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına ve ayrıca sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin tatbik edilmesine, sonuç ceza miktarı ve tutuklu kaldıkları süre dikkate alınarak, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükümleri kaldırılarak sanıkların mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Sanık ... müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 21.07.2023 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyada mevcut delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 23.11.2022 tarihli ve 2022/2760 Esas, 2022/2573 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/894, K. 2024/432, T. 15.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-894-e-2024-432-k-d268319ae04f