Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/23645 E. 2024/24602 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/23645
- Karar No
- 2024/24602
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafii Av. ...'nun ve sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: A. Bodrum Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesinin uygulanması gerektiğine, 2. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna, 4. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanmasının hakkaniyete aykırı olduğuna, 5. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. B. Sanık ... ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eksik kovuşturma yapıldığına, 2. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, 3. Sanığın apartı kiralayan kişi olması dışında uyuşturucu maddelerle herhangi bir illiyet bağı ve bilgisi bulunmadığına, 4. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, 5. 1. ve 2. olaydaki uyuşturucu maddelerin aynı bütünün parçaları olduğu yönünde herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmesi suretiyle fazla ceza tayin edildiğine, 6. Alt sınırdan uzaklaşılmasının hukuka aykırı olduğuna, 7. El koyma kararının usule aykırı olduğuna, hukuka aykırı delilin hükme esas alınamayacağına, 8. 5271 sayılı CMK'nın 140. maddesi uyarınca karar alınmadan elde edilen delilin hukuka aykırı olduğuna, 9. Hukuka aykırı delilin hükme esas alınamayacağına, 10. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. C. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, 2. Konut niteliğindeki alana giriş ve akabinde yapılan arama işlemlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, 3. Sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının mevcut olmadığına, 4. Ele geçirilen maddenin kişisel kullanım sınırı içerisinde olduğuna, 5. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde; Kovuşturma aşamasında sanık ...'e zorunlu müdafii olarak Av. ...'nun görevlendirildiği, ancak sanığın zorunlu müdafii ile savunmasını yaptıktan sonra Av. ...'nun, ayrıca dosyanın diğer sanıkları r (03.02.20233 vekalet tarihi) ile in (15.02.2023 vekalet tarihli) vekaletnameli müdafii olarak duruşmalarına katıldığı, savunmalarını yapmış olduğu, ve Mehmet'in söz konusu müdafii dışında dosya kapsamında başka müdafileri olduğu, ancak 'in başka bir müdafiisinin bulunmadığı, Av. ...'nun İlk Derece Mahkemesi karar tarihinden sonra 17 Temmuz 2023 e-imzalı dilekçesi ile 'ın müdafiiliğinden, 18 Temmuz 2023 e-imzalı dilekçesi ile'in müdafiliğinden çekildiği tespit edilmişse de; Sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamı itibarıyla sanık ... ile diğer sanık ... ve dosya kapsamında hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraat kararı verilen ve temyiz edilmeden kesinleşen arasında menfaat çatışması olduğu, 'in zorunlu müdafiinin, diğer sanıklar ve'in vekaletnameli müdafiisi olması nedeniyle sanık ...'in adil yargılanma ve savunma hakkı temini amacıyla dosyada diğer sanıkların müdafiilik görevini üstlenmemiş bir avukatın bu sanık tarafından tayini veya mahkemece müdafi olarak atanması sağlanarak söz konusu müdafi huzurunda tekrardan savunmasının alınmasında zorunluluk bulunduğu halde, sanık ... yönünden aynı müdafii ile temsil ettirilerek yargılamanın yürütülüp sonuçlandırılarak 5271 sayılı CMK'nın 152. maddesine muhalefet edilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı görülmüştür. B. Sanık ... ve Hakkında Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde; 1. Sanık ... hakkında kurulan hükümdeki bozma sebebine göre, yargılamaya konu fiilin aralarındaki fiili ve hukuki bağlantı nedeniyle maddi gerçeğin tespiti açısından delillerin birlikte takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu, 2. Sanık ...'ın mahkûmiyetine esas alınan 14.11.2021 tarihli eylemle ilgili olarak, Olay - Araç İle Üst Arama - El Koyma ve Yakalama Tutanağı içeriğinde geçen Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığınca gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında verilen arama ve el koyma kararının aslı veya onaylı suretinin denetime imkan verecek şekilde dosya içerisine alınması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür. Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle, sanıklar ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bodrum Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2024 tarihinde karar verildi.