Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/22782 E. 2026/4044 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/22782
- Karar No
- 2026/4044
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/370 E., 2023/958 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : 1. Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesince, Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine, 1
Sanık ...'nin uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatine, Karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, B. Cumhuriyet savcısının temyiz talepleri özetle; Sanık ...’nin TCK'nın 188/3,188/4-a,53,63. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden; Hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık ...'den ele geçirilen uyuşturucu maddelere ilişkin ekspertiz raporu yargılama sırasında tanığın yargılandığı Mahkemeden UYAP sistemi üzerinden temin edildiğinden bu hususun eksiklik olarak kabul edilmeyeceği, ayrıca her ne kadar sanık ... tanık ...'ye esrar satmış ise de, suç tarihinde mont cebinde esrar ve sentetik ... ihtiva eden maddeler ele geçirilmesi, aşamalarda yanlızca kubar esrar kullandığını beyan etmesi ve usulüne uygun olarak yapılan telefon incelemesinde uyuşturucu madde ticaretine dair suç unsuru içeren görüşmeler tespit edilmesi birlikte değerlendirildiğinde, sanığın cezasından TCK'nın 188/4-a maddesi uyarınca artırım yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 2
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile delillerin değerlendirilmesine ve sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğinin sabit olmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesi kararında Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye sanık ... yönünden uygun, sanık ... yönünden ise aykırı olarak, sanık ... yönünden oy birliği, sanık ... yönünden üye Dr. ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ (Sanık ... yönünden)
Olay yakalama rızaen teslim muhafaza altına alma ve mesafe tespit tutanağı içeriği ile tüm dosya kapsamına göre; .. plaka sayılı .. marka araç ile uyuşturucu madde satıldığına dair edinilen bilgilere istinaden kolluk görevlilerince suç yerine gidildiği, park halindeki istihbari bilgiye konu araç içinde sonradan kimlik bilgileri tespit edilen sanık ...'nin sürücü, sanık ...'ın ise ön yolcu koltuğunda oldukları sırada, 3
hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık ...'nin aracın sağ arka koltuğuna bindiği ve sanık ... ile aralarında bir şeyler alıp verdiklerinin görüldüğü, akabinde araçtan inen tanık ...'de esrar ele geçirildiği ve önleme araması kararı mevcutken müdahale edilip yakalanan sanık ...'ın üst aramasında mont cebinde esrar ve sentetik ... içeren uyuşturucu maddenin ele geçirildiği olayda; 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu’nun 9. maddesinde belirtildiği üzere, “önleme araması” bir tehlikenin veya suç işlenmesinin önlenmesi için yapılan aramayı ifade etmekte olup, bu tür aramanın muhatapları suç şüphesi altında olmayan kişilerdir. 5271 sayılı CMK’nın 116. ve devamı maddelerinde düzenlenen “adli arama” ise, şüpheli veya sanığın yakalanması ya da suç delillerinin elde edilmesi için yapılan aramayı ifade etmekte olup, somut bir suç şüphesinin bulunduğu hallerde önleme araması değil, ancak adli arama yapılabilir. Başka bir ifadeyle, önleme araması genel ve soyut olarak suç işlenmesinin önlenmesi, adli arama ise özel ve somut bir suçun failleri ile delillerinin elde edilmesi için yapılan aramadır. Yargılama konusu olayda, olay öncesinde plakası tespit edilen araç ile uyuşturucu madde satıldığına dair bilgi edinilmesi üzerine kolluk görevlilerince suç yerine gidilerek sanıkların bulunduğu istihbari bilgiye konu araçta sanık ... tarafından tanığa esrar verildiği tespit edilmiş ve akabinde yakalanan sanık ...'ın üzerinde önleme araması kararı varken bahse konu uyuşturucu maddeler ele geçirilmiştir. Başka bir ifadeyle, sanık ...'ın üzeri genel bir önleme uygulamasına istinaden değil, somut bir suçun işlendiği şüphesine istinaden yapılan çalışma sonucunda aranmıştır. Somut suç şüphesi nedeniyle kişilerin üzerinde arama yapılabilmesi için CMK’nın 116. ve devamı maddeleri uyarınca adli arama kararı alınması gerekmekte olup, dava konusu olayda, adli arama kararı alınmaksızın, sanık ...'ın üzerinde önleme araması kararına istinaden yapılan arama sonucunda ele geçirilen uyuşturucu maddeler hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş olduğundan hükme esas alınamayacağı anlaşılmakla, sanık hakkında üzerinde ele geçirilen sentetik ... ihtiva eden madde sebebiyle 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesinin, usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesi kararının onanması yönündeki kararına katılmıyorum. 02.04.2026