Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/22177 E. 2025/6309 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/22177
- Karar No
- 2025/6309
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/152 E., 2017/447 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Konya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 13.07.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 17.10.2023 tarihli ve 2021/23489 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.11.2023 tarihli ve KYB-2023/111152 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.11.2023 tarihli ve KYB-2023/111152 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1- Dosya kapsamına göre; Sanığın incelemeye konu 14/01/2016, 08/03/2016, 08/04/2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından yapılan soruşturma sonunda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 23/02/2017 tarihli ve 2016/2308 soruşturma sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı ve Konya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/06/2017 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, anılan kararın kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmış ise de; Sanık hakkında, daha evvel 31/12/2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca 25/03/2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi sonrasında, adı geçen sanığın denetime uymamakta ısrar ettiği gerekçesiyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak, Çumra Cumhuriyet Başsavcılığının 30/07/2015 tarihli ve 2015/595 sayılı iddianameyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Çumra Asliye Ceza Mahkemesinin 05/05/2016 tarihli ve 2015/672 esas, 2016/450 sayılı kararı ile sanığın beraatine karar verildiği, Bu haliyle, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı” verilmeden açılmış olan incelemeye konu dosyada, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere “durma kararı” verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- Kabule göre de; Sanığın 23/02/2017 tarihli ve 2017/2023 sayılı iddianameye konu 14/01/2016, 08/03/2016, 08/04/2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemlerinin zincirleme suç kapsamında kaldığı, bu itibarla sanık hakkında belirlenen temel cezadan 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde eksik cezaya hükmolunmasında, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 14.01.2016, 08.03.2016 ve 08.04.2016 tarihli eylemleri nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 23.02.2017 tarihli ve 2016/2308 Soruşturma, 2017/2463 Esas, 2017/2023 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davası açıldığının belirtildiği, B. Yapılan yargılama sonucunda; Konya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 13.06.2017 tarihli ve 2017/152 Esas, 2017/447 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. C. Dayanak Çumra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/692 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 31.12.2013 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Çumra Cumhuriyet Başsavcılığının 25.03.2015 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, 2015/875 Soruşturma sayısına kayıtlı 15.05.2015 tarihli eylemi ihlâl kabul edilerek Çumra Cumhuriyet Başsavcılığının 07.08.2015 tarihli ve 2014/2080 Soruşturma sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Çumra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2016 tarihli ve 2015/692 Esas, 2016/464 Karar sayılı kararı ile sanığın beraatine karar verildiği, beraat kararının istinaf edilmeksizin 10.06.2016 tarihinde kesinleştiği, ihlal sayılan 15.05.2015 tarihli eylem ile ilgili başlatılan soruşturma kapsamında ayrıca Çumra Cumhuriyet Başsavcılığının 30.07.2015 tarihli ve 2015/875 Soruşturma sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Çumra Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli ve 2015/672 Esas, 2016/450 Karar sayılı kararı ile yine sanığın beraatine karar verildiği, beraat kararının 06.06.2016 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre; Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan şüpheli hakkında 5237 sayılı TCK’nın 191/2-3. maddesi uyarınca verilen "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararı takiben, 5237 sayılı TCK’nın 191/4. maddesinde yazılan durumlardan birinin gerçekleşmesi nedeniyle, erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılmasından sonra, şüphelinin yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi halinde 5237 sayılı TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceğinden ikinci suç nedeniyle doğrudan kamu davası açılacağı tartışmasızdır. Ancak; dayanak dosyada, erteleme kararının kaldırılarak açılan kamu davasında sanığın beraatına karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi halinde, beraata konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı hukuki geçerliliğini yitirecek ve sonraki suça ilişkin olarak 5237 sayılı TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine engel olmayacak, bu nedenle "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı verilmeden açılmış olan kamu davasında kovuşturma şartı bulunmadığından kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere "durma kararı" verilmesi gerekecektir. Somut olayda; sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç nedeniyle açılmış bir kamu davası olduğundan, yargılama konusu 14.01.2016, 08.03.2016 ve 08.04.2016 tarihli eylemlerden dolayı 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, Konya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2017 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; sanık hakkında daha önceden 31.12.2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Çumra Cumhuriyet Başsavcılığının 25.03.2015 tarihli kararı ile verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 15.05.2015 tarihli eylem nedeniyle ihlâl edildiğinden bahisle açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Çumra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2016 tarihli ve 2015/692 Esas, 2016/464 Karar sayılı kararı ile sanığın beraatına karar verildiği ve beraat kararının kesinleştiği, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, kovuşturma şartı bulunmadığından, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Konya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2017 tarihli ve 2017/152 Esas, 2017/447 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2025 tarihinde karar verildi.