Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/22176 E. 2025/4608 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/22176
- Karar No
- 2025/4608
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/562 E., 2022/165 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sakarya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 192/3., 62. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 27.04.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.09.2023 tarihli ve 2022/31374 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.11.2023 tarihli ve KYB-2023/111154 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.11.2023 tarihli ve KYB-2023/111154 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/5427 Esas, 2019/8638 Karar sayılı ve aynı Dairenin 05.10.2020 tarihli ve 2020/3684 Esas, 2020/4900 Karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 11.06.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 26.11.2021 tarihli ve 2021/12534 Soruşturma, 2021/7203 Esas, 2021/4883 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Sakarya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 07.03.2022 tarihli ve 2021/562 Esas, 2022/165 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 192/3., 62. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
B. Kemer 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/380 Esas ve 2022/527 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, 1. Şüpheli hakkında, 31.05.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Kemer Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2017 tarihli ve 2017/1634 Soruşturma, 2017/82 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, "15 gün" yerine "7 gün" olarak gösterildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Şüphelinin, kendisine yüklenen denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Kemer Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2018 tarihli ve 2018/934 Soruşturma, 2018/380 Esas, 2018/379 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 3. Kemer 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2018 tarihli ve 2018/394 Esas, 2018/652 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın, 04.09.2018 tarihinde kesinleştirildiği, 4. Sanığın denetim süresi içinde 12.01.2020 tarihinde işlediği trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine; Kemer 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli ve 2022/380 Esas, 2022/527 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 07.11.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz süresi olarak "7 gün" olarak belirtildiğinden usulüne uygun kesinleştiğinden bahsedilemeyeceğinden, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının durmasına, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ve infazının devamının temini yönünde karar kesinleştiğinde Kemer Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına karar verildiği, durma kararının itiraz edilmeden 20.10.2022 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır. Dosyalar kapsamına göre; İncelemeye konu 11.06.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 26.11.2021 tarihli ve 2021/12534 Soruşturma, 2021/7203 Esas, 2021/4883 sayılı iddianamesi ile doğrudan kamu davası açılmış ise de; Şüpheli hakkında, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. ve 5271 sayılı CMK'nın 171., 172. ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla ısrar şartının gerçekleşmeyeceği ve yükümlülük ihlâlinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından; mahkemesince açılan kamu davasında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği, nitekim; bu gerekçe ile doğrudan dava açılmasına dayanak olan Kemer 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli ve 2022/380 Esas, 2022/527 Karar sayılı kararında itiraz süresinin "7 gün" olarak gösterilmesi nedeniyle erteleme kararının usulüne uygun kesinleştirilmediğinden, "durma" kararı verildiği ve durma kararının kesinleştirildiği, bu durumda doğrudan açılan inceleme konusu davada da kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir erteleme kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası erteleme kararı verilmesi gerekmektedir. Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, erteleme kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Erteleme kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra işlenen eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında doğruda dava konusu edilebilir. Uygulamada sıklıkla karşılaşılması nedeniyle, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise, Dairemizce bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk erteleme kararının esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda somut olayda; İnceleme konusu davada 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için, dayanak Kemer 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/380 Esas sayılı dava dosyasının akıbetinin araştırılıp, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu da gözetilerek, Cumhuriyet başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına açılıp, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, dosyaların derdest ise birleştirilmesi, hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi kısmen değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.
III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Sakarya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2022 tarihli ve 2021/562 Esas, 2022/165 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.