Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/22167 E. 2025/4626 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/22167
- Karar No
- 2025/4626
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/381 E., 2017/736 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yalova 4. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından, ana dosya (09.02.2017 tarihli eylem) yönünden; 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve birleşen dosyalar (23.06.2017 ve 24.08.2017 tarihli eylemler) yönünden; 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 15.01.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 11.10.2023 tarihli ve 2023/8476 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.11.2023 tarihli ve KYB-2023/111092 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.11.2023 tarihli ve KYB-2023/111092 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 27/02/2023 tarihli ve 2022/7639 esas, 2023/1456 karar sayılı ilâmında "...şüpheli hakkında verilen Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 171 inci, 172 nci ve 173 üncü maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterilmesinde kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu nedenle ihlal kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden söz edilemeyeceği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği, mahkemesince verilen "durma" kararının kanuna uygun olduğu ..." şeklinde belirtildiği üzere, Somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın şüpheliye tebliğ edilmediği, söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin belirtilmediği, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 09.02.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2017 tarihli ve 2017/1902 Soruşturma, 2017/81 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, kararın kesin olarak verildiğinin belirtildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin, erteleme süresi zarfında 12.04.2017 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2017 tarihli ve 2017/1902 Soruşturma, 2017/1636 Esas, 2017/1362 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Şüphelinin yine 23.06.2017 tarihinde işlediği aynı türden suçu nedeniyle Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının 06.09.2017 tarihli ve 2017/7411 Soruşturma, 2017/2359 Esas, 2017/1934 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Yalova 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2017 tarihli ve 2017/544 Esas, 2017/414 Karar sayılı birleştirme kararıyla dosyanın Mahkemenin 2017/381 Esasına birleştirilmesine karar verildiği,
D. Şüphelinin yine 24.08.2017 tarihinde işlediği aynı türden suçu nedeniyle Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının 31.10.2017 tarihli ve 2017/10828 Soruşturma, 2017/3013 Esas, 2017/2489 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Yalova 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2017 tarihli ve 2017/799 Esas, 2017/690 Karar sayılı birleştirme kararıyla dosyanın Mahkemenin 2017/381 Esasına birleştirilmesine karar verildiği,
E. Yalova 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 21.12.2017 tarihli ve 2017/381 Esas, 2017/736 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, ana dosya yönünden; 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve birleşen dosyalar (23.06.2017 ve 24.08.2017 tarihli
eylemler) yönünden; 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. F. Kanun yararına bozma incelemesine konu Yalova 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2017 tarihli ve 2017/381 Esas, 2017/736 Karar sayılı kararın başlığında suç tarihinin "09.02.2017, 23.06.2017, 24.08.2017" yerine "09.02.2017, 12.04.2017, 23.06.2017, 24.08.2017" olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191.maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02.03.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, erteleme karar içeriğinde, kararın kesin olarak verildiğinin belirtildiği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle beş yıllık erteleme süresi işlemeye başlamadığından ihlâl kabul edilen 12.04.2017 tarihli eylemin erteleme süresi içinde işlendiğinden söz edilemeyeceği, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenen eylemlerin tek suç olarak kabul edilmesi gerektiği dolayısıyla birleşen dosyalar kapsamındaki 23.06.2017, 24.08.2017 tarihli eylemlerin de kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereği doğrudan kamu davası açılmasına konu edilemeyecekleri anlaşıldığından;
Mahkemesince; açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme, tedavi ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı ise de; Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, Kanun yararına bozma yoluna gidilmesi yönünde bildirimde bulunan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 01.12.2022 tarihli ve 2021/1658 Esas, 2022/1938 Karar sayılı ilamı ile Yalova 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/375 Esas sayılı dosyasının bozulduğu, bozma ilamına konu iddianame incelendiğinde, dava açılmadan önce 30.05.2019 tarihli ve 2019/6743 soruşturma sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, suç tarihi olarak kanun yararına bozma ilamına konu suç tarihlerine hem iddianame de hem de dava açılmasının ertelenmesi kararında yer verildiği anlaşılmakla, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61.maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınıp, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, dosyaların derdest ise incelemeye konu dava dosyası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu
eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Yalova 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2017 tarihli ve 2017/381 Esas, 2017/736 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.