Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/21370 E. 2025/4647 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/21370
Karar No
2025/4647
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/313 E.,2019/768 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 43/1. ve 53. maddeleri uyarınca hükmedilen 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 10.09.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli ve 2023/20270 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB-2023/108654 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB-2023/108654 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın inceleme konusu 11/03/2016 tarihinde işlediği kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak ve kullanmak suçu nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/42128 nolu soruşturma dosyası kapsamında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesini takiben, sanığın erteleme süresi içerisinde tekrar uyuşturucu madde kullandığından bahisle hakkında açılan kamu davasında yukarıda izah edilen şekilde mahkûmiyetine karar verildiği, ancak bahse konu kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraza ilişkin kanun yolu ve süresinin gösterilmediği, 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin 2. cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereğince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların şüpheliye tebliğ edilmesinin gerektiği; Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca da, bu karara karşı başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği, hatta Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13/09/2021 tarihli ve 2019/8201 esas ve 2021/8593 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen kişilere bu karara 15 gün içinde itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin bildirimi içermeyen tebliğin geçersiz olduğu, bu bağlamda, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesi uyarınca "kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğunun" gösterilmemesi suretiyle sanığın yanıltıldığı, böylece erteleme kararı kesinleşmediğinden usulüne uygun yapılmış tedavi ve denetim faaliyetinden söz edilemeyeceği gibi ihlâl oluşturan eylemden de bahsedilemeyeceği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. ”Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 11.03.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 14.10.2016 tarihli ve 2016/42128 Soruşturma, 2016/2053 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından yapılacak çağrılara, yüklenecek yükümlülüklere veya gerekli görülmesi halinde tabi tutulacağı tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süre ve merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüpheli hakkında, 11.08.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 22.01.2019 tarihli ve 2018/18600 Soruşturma, 2019/19 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süre ve merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, C. Şüphelinin 11.03.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi, tedavi ve denetimli serbestlik kararında; şüphelinin 05.09.2018 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, erteleme kararının kaldırılarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 21.02.2019 tarihli ve 2016/42128 Soruşturma, 2019/13146 Esas, 2019/10780 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, D. Şüphelinin, 11.08.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi, tedavi ve denetimli serbestlik kararının, şüpheli hakkında daha önce tedavi kararı verildiği anlaşıldığından kaldırılmasına karar verildiği, şüphelinin işlediği aynı türden suçun zincirleme suç kapsamında değerlendirilmesi iddiasıyla İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 12.04.2019 tarihli ve 2019/60867 Soruşturma, 2019/23861 Esas, 2019/9348 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2019 tarihli ve 2019/579 Esas, 2019/525 Karar sayılı birleştirme kararıyla dosyanın mahkemenin 2019/313 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, E. İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 20.06.2019 tarihli ve 2019/313 Esas, 2019/768 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan,237 sayılı TCK'nın 191/1., 43/1. ve 53. maddeleri uyarınca hükmedilen 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. F. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliye, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında 11.03.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14.10.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu, süresi ve mercii gösterilmediği, bu nedenle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle beş yıllık erteleme süresi işlemeye başlamadığı, ihlâl kabul edilen 05.09.2018 tarihli eylemin erteleme süresi içinde işlendiğinden söz edilemeyeceği, Birleşen dosya kapsamında sanığın 11.08.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22.01.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygunlanmasına ilişkin kararda itiraz kanun yolu, süresi ve mercii gösterildiği, kararın şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun şekilde kesinleştirildiği, ancak ana dosyada kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği gerekçesiyle kamu davasının açılmasının ertlenmesi kararı kaldırıldığından birleşen dosya yönünden kovuşturma şartı oluşmadığı anlaşılmakla; Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61.maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Mahkemesince; açılan kamu davalarındaki suçlar yönünden kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ile tedavi ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2019 tarihli ve 2019/313 Esas, 2019/768 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/21370, K. 2025/4647, T. 21.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-21370-e-2025-4647-k-d1df896cddd3