Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/21350 E. 2025/6110 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/21350
- Karar No
- 2025/6110
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/735 E., 2011/2007 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Kamu davasının düşmesi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşmesine" ilişkin kararın, istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli ve 2022/31158 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/108596 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/108596 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, 1- Sanık hakkında verilen 30.03.2022 tarihli düşme kararından önce, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde değişiklik yapıldığı cihetle, sanığın hukuki durumunun yeniden belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.12.2011 tarihli kararının 30.12.2011 tarihinde kesinleştiği, sanığın Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/1319 esas, 2013/827 sayılı kararına konu dosyada aynı neviden 01.04.2012 tarihinde suç işlediği anlaşılmakla, davaya devam olunarak hüküm kurulması yerine yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Ankara (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/735 Esas ve 2011/2007 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Sanık hakkında, 17.02.2011 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 27.04.2011 tarihli ve 2011/27236 Soruşturma, 2011/18238 Esas, 2011/9036 sayılı iddianamesi ile Ankara 1.Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 2. Yargılama sonucunda, Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.12.2011 tarihli ve 2011/735 Esas, 2011/2007 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 30.12.2011 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 02.07.2013 tarihli ve 2012/405 DS sayılı yazısı ile, denetimli serbestlik tedbirinin 23.03.2012- 28.06.2013 tarihleri arasında infaz edildiğinin bildirildiği, 3. Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesince ihbarda bulunulması üzerine, Ankara (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 30.03.2022 tarihli ve 2011/735 Esas, 2011/2007 Karar sayılı ek kararı ile, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğu gerekçesiyle 5237 sayılı TCK'nın 191/5.maddesi uyarınca davanın düşmesine karar verildiği, Anlaşılmıştır. B. Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/422 Esas ve 2015/92 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Sanık hakkında 01.04.2012 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2012 tarihli ve 2012/73214 Soruşturma, 2012/22671 Esas, 2012/10353 sayılı iddianamesi ile Ankara 11. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 2. Ankara 11.Sulh Ceza Mahkemesinin 15.05.2013 tarihli ve 2012/1319 Esas, 2013/827 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 01.07.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 3. Yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2015 tarihli ve 2014/422 Esas, 2015/92 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın temyiz kanun yoluna başvurduğu, 4. Dairemizin 15.10.2020 tarihli ve 2020/6791 Esas, 2020/5624 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, 5. Bozmadan sonra, Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesince, 01.04.2012 tarihli eylemin, Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.12.2011 tarihli ve 2011/735 Esas, 2011/2007 Karar sayılı tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlendiğinden ihlâl niteliğinde olduğu belirtilerek Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulduğu, Anlaşılmıştır. C. Kanun yararına bozma istemi ve tebliğnamede sanık isminin "..." yerine dosyanın diğer sanığı olan "..." olarak yazılması, maddi hata kabul edilerek yapılan incelemede; 1. Sanık hakkında verilen 30.03.2022 tarihli düşme kararından önce, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde değişiklik yapıldığından, sanığın hukuki durumunun yeniden belirlenmesi gerektiği gözetilmeden karar verilmesi, 2. Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.12.2011 tarihli ve 2011/735 Esas, 2011/2007 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 30.12.2011 tarihinde kesinleştiği, denetimli serbestlik tedbirinin 23.03.2012 - 28.06.2013 tarihleri arasında infaz edildiği, sanığın Ankara 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/1319 Esas, 2013/827 Karar sayılı dosyasına konu aynı nev'iden suçu 01.04.2012 tarihinde işlediği, 01.04.2012 tarihli eylemin, 22.12.2011 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlendiğinden ihlâl niteliğinde olup TCK'nın 191/5.maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesince düşme kararı verilerek ihbarda bulunulması, Ankara (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesince de, davaya devam olunarak esas hakkında bir hüküm kurulması yerine düşme kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen bu karardan dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Ankara (Kapatılan) 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 30.03.2022 tarihli ve 2011/735 Esas, 2011/2007 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde karar verildi.