Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/17497 E. 2025/4750 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/17497
- Karar No
- 2025/4750
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/338 E., 2010/481 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu (Kapatılan) 11. Sulh Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen karar sayılı hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşmesine" ilişkin ek kararın, istinaf edilmeksizin 14.12.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.09.2023 tarihli ve 2023/18837 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2023 tarihli ve KYB-2023/102250 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2023 tarihli ve KYB-2023/102250 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1- İstanbul Anadolu (Kapatılan) 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 30/11/2022 tarihli düşme kararından önce, 28/06/2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde değişiklik yapıldığı cihetle, sanığın hukukî durumunun yeniden belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/7. maddesi uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması hâlinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğundan bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 05.10.2009 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2010 tarihli ve 2009/20472 Soruşturma, 2010/1561 Esas, 2010/968 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, B. Yargılama sonucunda, Üsküdar (Kapatılan) 2 Sulh Ceza Mahkemesinin 07.06.2010 tarihli ve 2010/338 Esas, 2010/481 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 15.06.2010 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, C. Sanık hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının tamamlandığının anlaşılması üzerine, İstanbul Anadolu (Kapatılan) 11. Sulh Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 30.11.2022 tarihli ve 2010/338 Esas, 2010/481 Karar sayılı ek kararı ile tedavi ve denetimli serbestliğe uyduğu gerekçesiyle 5237 sayılı TCK’nın 191/5. maddesi gereğince davanın düşmesine karar verildiği, ek kararın 14.12.2022 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre; 1. Sanık hakkında verilen 30.11.2022 tarihli düşme kararından önce, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde değişiklik yapıldığı cihetle sanığın hukukî durumunun yeniden belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, 2. 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. maddesi uyarınca hapis cezasıyla birlikte aynı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen sanık hakkında aynı Kanun'un 191/7. maddesi uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi düzenlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uyduğu gerekçesiyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul Anadolu (Kapatılan) 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 30.11.2022 tarihli ve 2010/338 Esas, 2010/481 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.