Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/16541 E. 2025/1583 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/16541
Karar No
2025/1583
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/89 E.,2016/478 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 28.06.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 26.07.2023 tarihli ve 2023/5128 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB-2023/92394 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB-2023/92394 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Sanığın, 04/10/2015 tarihli eylemi nedeniyle Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/05/2016 tarihli kararı ile mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, Dosya kapsamına göre, Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ilâmında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavî ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, şüpheli hakkında Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, söz konusu kararın kesin olarak verildiği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hâkkı tanınmadığı, bu nedenle yapılan tebligatın geçerli olmadığı cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de, İncelemeye konu 04/10/2015 tarihli eylemin daha önce Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2015 tarihinde kesinleşen, 18/12/2014 tarihli ve 2014/93 esas, 2014/516 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın denetim süresi içerisinde işlendiği, Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/05/2016 tarihli kararının, 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi gereğince verilen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ihlâli niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek, ikinci suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde, isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 04.10.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2015 tarihli ve 2015/11404 Soruşturma, 2015/388 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz süre ve merciinin gösterilmeyerek kesin olarak verildiğinin belirtildiği, kararın, şüpheliye tebliğ edilerek tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin erteleme süresi zarfında 09.01.2016 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, soruşturma dosyası birleştirilip erteleme kararının kaldırılarak Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 21.01.2016 tarihli ve 2015/11404 Soruşturma, 2016/228 Esas, 2016/183 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Yapılan yargılama sonucunda, Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 26.05.2016 tarihli ve 2016/89 Esas, 2016/478 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, D. Dosya arasında bulunan Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/93 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 07.01.2014 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2014 tarihli ve 2014/534 Soruşturma, 2014/1028 Esas, 2014/561 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 2. Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2014 tarihli ve 2014/93 Esas, 2014/516 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 6545 sayılı Kanun'un 85.

maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi çerçevesinde suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 62. maddeleri uyarınca takdir edilen 10 ay hapis cezasına dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 23.01.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 3. Kanun yararına bozma istemine konu Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli kararı ile ihbarda bulunulması üzerine, Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2016 tarihli ve 2016/538 Esas, 2016/582 Karar sayılı kararı ile hüküm açıklanarak, sanığın suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 22.02.2017 tarihli ve 2016/418 Esas, 2017/214 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilerek kararın 22.02.2017 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan; "Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191. madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, 5271 sayılı Kanun'un kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; Somut olayda, sanık hakkında daha önceden Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2014 tarihli ve 2014/93 Esas, 2014/516 Karar sayılı kararı ile, sanığın 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi çerçevesinde suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın 23.01.2015 tarihinde itiraz

edilmeksizin kesinleştiği, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, Cumhuriyet Savcılıkları tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 04.10.2015 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma konusu yapılarak kamu davası açılması ve yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan; Sanığın 04.10.2015 tarihli eylemini, Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesince kanuni zorunluluk üzerine verilen ve 23.01.2015 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle açılan kamu davasında mahkemesince, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşme" kararı verilip açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/93 Esas sayılı dosyasına ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.F. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi;

"Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli ve 2016/89 Esas, 2016/478 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "Sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2014 tarihli ve 2014/93 Esas, 2014/516 Karar sayılı dava dosyasına ihbarda bulunulmasına" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, 18.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/16541, K. 2025/1583, T. 18.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-16541-e-2025-1583-k-1e29405f864d