Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/16513 E. 2025/1575 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/16513
Karar No
2025/1575
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/514 E., 2021/136 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 30.03.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 26.07.2023 tarihli ve 2022/30198 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.09.2023 tarihli ve KYB-2023/93216 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.09.2023 tarihli ve KYB-2023/93216 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanık hakkında daha evvel 13.09.2013 tarihinde işlemiş olduğu aynı nevi’den suç nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına ilişkin Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.05.2015 tarihli ve 2014/91 esas, 2015/517 sayılı kararının 04.09.2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, incelemeye konu Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesi dosyasından ihbarda bulunulması üzerine Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.07.2022 tarihli ve 2022/297 esas, 2022/568 sayılı kararı ile hükmün açıklanarak sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 26.09.2022 tarihli ve 2022/2467 esas, 2022/1762 sayılı kararında "...Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2021 tarihli ve 2020/514 esas, 2021/136 sayılı kararına konu 16.08.2017 tarihli aynı nevi eyleminin, Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.07.2022 tarihli ve 2022/297 esas, 2022/568 sayılı kararı ile 5320 sayılı yasanın geçici 7/2 maddesi uyarınca verilmiş bulunan zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali mahiyetinde olduğu değerlendirilerek….." şeklinde açıklamalara yer verildiği nazara alındığında; incelemeye konu 16.08.2017 tarihli eylemin daha önceden Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesince 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi gereğince 28.05.2015 tarihinde zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli niteliğinde olduğu, ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı cihetle, 16.08.2017 tarihli eylem nedeniyle yapılan yargılamada düşme kararı verilerek Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 16.08.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 19.03.2018 tarihli ve 2017/37160 Soruşturma, 2018/417 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz süre ve merciinin gösterildiği, kararın, şüpheliye tebliğ edilerek tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, soruşturma dosyası birleştirilip erteleme kararının kaldırılarak Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2020 tarihli ve 2019/14646 Soruşturma, 2020/7837 Esas, 2020/5939 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Yapılan yargılama sonucunda, Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 09.02.2021 tarihli ve 2020/514 Esas, 2021/136 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, D. Dosya arasında bulunan Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/91 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 13.09.2013 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 25.11.2013 tarihli ve 2013/40000 Soruşturma, 2013/13997 Esas, 2013/7351 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 2. Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2014/91 Esas, 2015/517 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi çerçevesinde suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 62. maddeleri uyarınca takdir edilen 10 ay hapis cezasına dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 04.09.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 3. Kanun yararına bozma istemine konu Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2021 tarihli kararı ile ihbarda bulunulması üzerine, Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.07.2022 tarihli ve 2022/297 Esas, 2022/568 Karar sayılı kararı ile hüküm açıklanarak, sanığın suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 26.09.2022 tarihli ve 2022/2467 Esas, 2022/1762 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kararın 26.09.2022 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan; "Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191. madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, 5271 sayılı Kanun'un kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; Somut olayda, sanık hakkında daha önceden Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.05.2015 tarihli ve 2014/91 Esas, 2015/517 Karar sayılı kararı ile, sanığın 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi çerçevesinde suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın 04.09.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, Cumhuriyet savcılıkları tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 16.08.2017 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma konusu yapılarak kamu davası açılması ve yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan; Sanığın 16.08.2017 tarihli eylemini, Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesince kanuni zorunluluk üzerine verilen ve 04.09.2015 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle açılan kamu davasında mahkemesince, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşme" kararı verilip açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/91 Esas sayılı dosyasına ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. F. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2021 tarihli ve 2020/514 Esas, 2021/136 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "Sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2014/91 Esas, 2015/517 Karar sayılı dava dosyasına ihbarda bulunulmasına" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, 18.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/16513, K. 2025/1575, T. 18.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-16513-e-2025-1575-k-80fa4b6f0c3e