Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/16459 E. 2025/1250 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/16459
Karar No
2025/1250
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/639 E., 2022/30 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Adana 32. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 22.01.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 25.07.2023 tarihli ve 2023/517 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB-2023/91436 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB-2023/91436 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede, Sanığın 20.10.2021 tarihli eylemi sebebiyle, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 16.12.2021 tarihli ve 2021/84552 soruşturma, 2021/26252 esas, 2021/19295 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, Adana 32. Asliye Mahkemesinin 14.01.2022 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilmiş ise de, Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın evvelce 17.03.2016 tarihli uyuşturucu madde kullanmak ve bulundurmak eylemi sebebiyle yapılan soruşturma sonunda, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 24.08.2016 tarihli ve 2016/44881 (28) soruşturma, 2016/1214 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, şüphelinin denetim süresi içerisinde yükümlülüklere uymadığı gerekçesiyle açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkûmiyetine dair Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2020 tarihli ve 2018/346 esas, 2020/222 sayılı kararıyla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun tebliğ edilmediği gerekçesi ile durma kararı verildiği anlaşılmakla, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 24.08.2016 tarihli ve 2016/44881 (28) soruşturma, 2016/1214 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sonrasında işlendiği anlaşılan 20.10.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak eyleminin kamu davasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemesi nedeniyle ihlâl niteliğinde olmadığı gibi 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan kamu davası açılamayacağı, sanığın gerçekleştirmiş olduğu 17.03.2016, 31.12.2019, 04.03.2020 ve 20.10.2021 tarihli eylemlerine ilişkin ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi ile usulüne uygun tebliğ ve devamı işlemlerin icrası için kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 20.10.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 16.12.2021 tarihli ve 2021/84552 Soruşturma, 2021/26252 Esas, 2021/19295 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Adana 32. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 14.01.2022 tarihli ve 2021/639 Esas, 2022/30 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 22.01.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. B. Adana 13.Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/346 Esas ve 2020/222 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, 1. Şüpheli hakkında, 17.03.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 24.08.2016 tarihli ve 2016/44881 (28) Soruşturma, 2016/1214 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, ancak itiraz süresinin ve itiraz merciinin gösterilmediği, tedbirin infazı için Adana Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Adana Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlandığı, yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle infaz dosyasının kapatılması üzerine erteleme kararının kaldırılarak Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 26.04.2018 tarihli ve 2016/44881 (72) Soruşturma, 2018/9254 Esas, 2018/6927 sayılı iddianamesi ile Adana 13.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2020 tarihli ve 2018/346 Esas, 2020/222 Karar sayılı kararı ile, erteleme kararının tebliğinin usulsüz olduğu, kararda itiraz süresi ve merciinin gösterilmediği, bu nedenle denetim süresinin başlamayacağı, tedbirin ihlâlinin sözkonusu olamayacağı, bu hususun kovuşturma şartı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının durmasına, erteleme kararının usulüne uygun tebliği ve kesinleştirilmesinden sonra infazı için Adana Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği, durma kararının 04.09.2020 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.

C. Adana 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/363 Esas ve 2022/287 Karar sayılı Dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında 31.12.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2020 tarihli ve 2020/20563 Soruşturma, 2020/6798 Esas, 2020/5079 sayılı iddianamesi ile Adana 33. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı, 2. Yine şüphelinin 04.03.2020 tarihinde işlediği aynı nev'i suçtan Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 15.06.2020 tarihli ve 2020730838-92 Soruşturma, 2020/8514 Esas, 2020/6327 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının Adana 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2020 tarihli ve 2020/200 Esas, 2020/190 Karar sayılı birleştirme kararı ile, aynı mahkemenin 2020/161 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Adana 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.09.2020 tarihli ve 2020/161 Esas, 2020/215 Karar sayılı kararı ile, dayanak Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/346 Esas, 2020/222 Karar sayılı dosyasında durma kararı verildiği, işbu davada da kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının düşmesine karar verildiği, Cumhuriyet savcısının karara karşı sanık aleyhine istinaf kanun yoluna başvurduğu, 4. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 23.05.2022 tarihli ve 2020/2418 Esas, 2022/883 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, 5. Bozmadan sonra, Adana 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2022 tarihli ve 2022/363 Esas, 2022/287 Karar sayılı kararı ile, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca davanın durmasına karar verildiği, durma kararının da 14.07.2022 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosyalar kapsamına göre; İncelemeye konu 20.10.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 16.12.2021 tarihli ve 2021/84552 Soruşturma, 2021/26252 Esas, 2021/19295 sayılı iddianamesi ile doğrudan kamu davası açılmış ise de; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın191. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, sanık hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24.08.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda her ne kadar itiraz kanun yolu gösterilmiş ise de, kararda itiraz süresinin ve merciinin gösterilmediği, sanığa usulüne uygun yasa yolu bildirimi yapılmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle infaz işlemlerine başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla ısrar şartının gerçekleşmeyeceği ve ihlâl kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinin kabul edilemeyeceği anlaşıldığından; mahkemesince açılan kamu davasında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği, nitekim; bu gerekçe ile, doğrudan dava açılmasına dayanak olan davalarda Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2020 tarihli ve 2018/346 Esas, 2020/222 Karar sayılı kararı ile, yine Adana 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2022 tarihli ve 2022/363 Esas, 2022/287 Karar sayılı kararı ile "durma" kararları verildiği ve durma kararlarının kesinleştiği, bu durumda, doğrudan açılan inceleme konusu davada da kovuşturma şartının gerçekleşmediği, anlaşılmaktadır. 5237 sayılı TCK!'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir erteleme kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası erteleme kararı verilmesi gerekmektedir. Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, erteleme kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Erteleme kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra işlenen eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Uygulamada sıklıkla karşılaşılması nedeniyle, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise, Dairemizce bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk erteleme kararının esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda somut olayda; Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2020 tarihli ve 2018/346 Esas, 2020/222 Karar sayılı durma kararının kesinleşmesinden sonra, 17.03.2016 tarihli eylem nedeniyle Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 09.09.2020 tarihli ve 2020/47712 Soruşturma, 2020/2238 Karar sayılı kararı ile yeni bir erteleme kararı verildiğinin sanığın adli sicil kaydından anlaşılması karşısında; inceleme konusu 20.10.2021 tarihli eylemin 09.09.2020 tarihli erteleme kararının ihlali olabileceği gibi sanığın 31.12.2019 ve 04.03.2020 tarihli eylemlerinin de 09.09.2020 tarihli erteleme kararı kapsamında kalabileceği anlaşıldığından; Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, Mahkemesince, Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2020 tarihli ve 2018/346 Esas, 2020/222 Karar sayılı durma kararından sonraki hukuki sürecin araştırılması, yeni bir erteleme kararı verilmiş olması halinde kararın usul ve yasaya uygun şekilde verilip kesinleşip kesinleşmediğinin irdelenmesi, derdest davalar var ise birleştirilmesi, sanığın tüm eylemlerinin birlikte değerlendirilmek suretiyle, eylemlerin tek suç, ihlâl, zincirleme suç veya bağımsız suç olup olmadığının ve sanığın hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi kısmen değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Adana 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2022 tarihli ve 2021/639 Esas, 2022/30 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/16459, K. 2025/1250, T. 10.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-16459-e-2025-1250-k-b02b6e97ccb9