Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/15705 E. 2024/365 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/15705
- Karar No
- 2024/365
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/285 E., 2022/392 K. SUÇ : 2313 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanığın temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteminin, hükmedilen cezanın süresine göre, 5320 sayılı Kanun’un sekizinci maddesinin birinci fıkrası, 1412 sayılı Kanun'un 318 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddeleri uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 27.02.2007 tarihli ve 2006/274 Esas, 2007/108 Karar sayılı kararı ile sanığın izinsiz kenevir ekme suçundan, 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun'un (2313 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi delaletiyle 23 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 7.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 29.06.2010 tarihli ve 2008/19355 Esas, 2010/10317 Karar sayılı kararı ile; " 5271 sayılı CMK'nun 5560 sayılı yasa ile değişik 231. maddesinin 5. ve 14. fıkralarında değişiklik yapan 5728 sayılı yasanın 562. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması olanaklı hale geldiğinden, 5237 sayılı TCK.nun 7. maddesi gözetilerek, yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. C. Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 19.01.2011 tarihli ve 2010/228 Esas, 2011/21 Karar sayılı kararı ile sanığın izinsiz kenevir ekme suçundan, 2313 sayılı Kanun'un 5278 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki haline göre 23 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetime tabi tutulmasına karar verilmiş, karar 27.01.2011 tarihinde kesinleşmiştir. D. Sanığın 31.07.2012 tarihinde işlediği suç nedeniyle 24.06.2022 tarihinde mahkemesince ihbarda bulunulması üzerine, Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2022 tarihli ve 2022/285 Esas, 2022/392 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanarak sanığın izinsiz kenevir ekme suçundan, 2313 sayılı Kanun'un 5278 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki haline göre 23 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Sanığın yargılama konusu eylemi için, suç tarihinde yürürlükte bulunan 2313 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin son fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 27.01.2011 tarihi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğindeki eylemin gerçekleştiği tarih olan 31.07.2012 tarihi arasında duran süreler dikkate alınarak yapılan incelemede, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen bozma öncesi mahkûmiyet hükmünün verildiği 27.02.2007 tarihinden, bozma sonrası mahkûmiyet hükmünün verildiği 20.10.2022 tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2022 tarihli ve 2022/285 Esas, 2022/392 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.01.2024 tarihinde karar verildi.