Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/13510 E. 2024/25234 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/13510
Karar No
2024/25234
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 22.12.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/7522 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/65376 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/65376 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenleme ile, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02.06.2021 tarihli ve 2021/2564 esas, 2021/6714 karar sayılı ilâmında yer alan "...kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince "düşme kararı" verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; ... kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA,.." şeklindeki açıklamalar ve 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/8. maddesinde yer alan "Bu Kanunun; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme nazara alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 231/6. maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu dikkate alındığında, Sanık hakkında evvelce 04.01.2018 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan açılan davada, Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.10.2018 tarihli ve 2018/356 esas, 2018/564 sayılı karar ile, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğundan bahisle mahkumiyetine ve 5237 sayılı Kanun'un 191/8 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddeleri gereğince zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı Kanun'un 231/8. maddesi gereğince 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar verildiği, mercii Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.11.2018 tarihli ve 2018/846 değişik iş sayılı itirazın reddi kararı ile de söz konusu kararın kesinleştiği anlaşılmakla; incelemeye konu işbu dosyadaki aynı nitelikteki suçun ise, sanık hakkında zorunlu olarak verilen 05.10.2018 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde 22.01.2022 tarihinde işlenmesinden dolayı ilk suçun ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı cihetle, açılan kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 22.01.2022 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2022 tarihli ve 2022/18181 Soruşturma, 2022/1662 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 15.04.2022 tarihinde kesinleştirilerek tedbirin infazı için 12.05.2022 tarihinde Kayseri Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 01.09.2022 tarihli ve 2022/18181 Soruşturma, 2022/13982 Esas, 20211/10922 sayılı iddianamesi ile Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Kayseri 5.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 14.12.2022 tarihli ve 2022/818 Esas, 2022/925 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. madesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/356 Esas ve 2018/564 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; Sanık hakkında, 04.01.2018 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eylemi nedeniyle Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 10.04.2018 tarihli ve 2018/914 Soruşturma, 2018/5555 Esas, 2018/707 sayılı iddianamesi ile Kayseri 3.Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Kayseri 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 05.10.2018 tarihli ve 2018/356 Esas, 2018/564 Karar sayılı kararı ile, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK'nın 191/8-a maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, mercii Kayseri 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 13.11.2018 tarihli ve 2018/846 Değişik iş sayılı itirazın reddi kararı ile 13.11.2018 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. E. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesinde yer alan, "Bu Kanun'un a. 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b. 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, 5271 sayılı CMK'nın 231.maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanuni bir zorunluluk olduğu ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve dokuzuncu fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.10.2018 tarihli ve 2018/356 Esas, 2018/564 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesine göre verildiği, kararın 13.11.2018 tarihinde kesinleştiği, kanuni zorunluluk nedeniyle verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının Cumhuriyet savcılıkları tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı anlaşıldığından, sanığın 22.01.2022 tarihli eylemini, Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun'la değişik 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan 22.01.2022 tarihli eylem nedeniyle, mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşme" kararı verilip Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2022 tarihli ve 2022/818 Esas, 2022/925 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "Sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/50 Esas sayılı dosyasına (2018/356 Esas ve 2018/564 Karar sayılı dosyası) gereği için ihbarda bulunulmasına" şeklinde değiştirilmesine, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/13510, K. 2024/25234, T. 25.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-13510-e-2024-25234-k-44fbb0489cf1