Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/13485 E. 2024/24899 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13485
- Karar No
- 2024/24899
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Yozgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 29.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/1663 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB - 2023/61986 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB - 2023/61986 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “6545 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesi yeniden düzenlenmiş olup anılan maddenin 5. fıkrasında, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.”, 8. fıkrasında “Bu Kanunun; a)188'inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b)190'ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” ve 9. fıkrasında ise "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemelere ve Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02.06.2021 tarihli ve 2021/2564 Esas, 2021/6714 karar sayılı ilâmında "...kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA,.." şeklinde açıklamaya yer verildiği, Dosya kapsamına göre, sanığın evvelce 01.05.2014 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eyleminden dolayı yapılan yargılaması sonucunda, Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2014 tarihli ve 2014/363 Esas, 2014/154 sayılı kararıyla mahkûmiyetine, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 26.12.2014 tarihinde kesinleştiği, ancak denetim süresi içerisinde adı geçen sanığın incelemeye konu 20.06.2017 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediğinden bahisle sanık hakkında Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2022 tarihli ve 2022/72 Esas, 2022/311 sayılı kararıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, Bu itibarla, sanığın inceleme konusu olan 20.06.2017 tarihli ikinci eyleminin, Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2014 tarihinde kesinleşen ve zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair 28.11.2014 tarihli kararının 5 yıllık denetim süresi içinde işlenmiş olması nedeniyle bu kararın ihlali olarak değerlendirileceği ve 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı nedeniyle ihlal olarak nitelilendirilen ikinci suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 20.06.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle yapılan soruşturma sonucunda, Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığının 14.11.2017 tarihli ve 2017/3525 soruşturma, 2017/35 sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un 191. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, şüpheliyle aynı konutta ikâmet eden annesine 20.11.2017 tarihinde tebliğ edildiği, B. Anılan kararın kesinleşmesini müteakip denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlandığı, 19.02.2019 tarihinde denetimli serbestlik tedbirinin infazı tamamlandığından dosya kapatılarak Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, C. Sanığın 17.05.2020 tarihinde üzerinde uyuşturucu madde yakalanması ve yapılan tahlillerinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının belirlenmesi üzerine erteleme kararı kaldırılarak Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığının 09.09.2021 tarihli ve 2021/3016 Soruşturma, 2021/901 Esas, 2021/486 sayılı iddianamesi ile Yozgat 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, D. Yozgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 07.12.2021 tarihli ve 2021/391 Esas, 2021/569 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya arasında bulunan Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2022 tarihli ve 2022/72 Esas, 2022/311 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında 01.05.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2014 tarihli ve 2014/7516 Soruşturma, 2014/3412 Esas, 2014/1677 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda, Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2014 tarihli ve 2014/363 Esas, 2014/154 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191. maddesinin birinci fıkrası ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, karara karşı sanık tarafında itiraz edilmesi üzerine itirazın reddine ilişkin merci Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2014 tarihli ve 2014/2707 değişik iş sayılı kararı ile kesinleştiği, 3. Kanun yararına bozma istemine konu Yozgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile ihbarda bulunulması üzerine, Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2022 tarihli ve 2022/72 Esas, 2022/311 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, Anlaşılmıştır. F. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6545 sayılı Kanun) 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a (5320 sayılı Kanun) eklenen geçici 7. maddenin ikinci fıkrasında yer alan; "Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191. madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve dokuzuncu fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, 5271 sayılı Kanun'un kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; Somut olayda, sanık hakkında daha önceden Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2014 tarihli ve 2014/363 Esas, 2014/154 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. madde ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 26.12.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, Cumhuriyet savcılıkları tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 20.06.2017 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma konusu yapılarak kamu davası açılması ve yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan; Sanığın 20.06.2017 tarihli eylemini, Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesince kanuni zorunluluk üzerine verilen ve 26.12.2014 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle açılan kamu davasında mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "düşme" kararı verilip açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği, sanığın 17.05.2020 tarihli aynı nitelikteki suçu yönünden ise kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmek üzere Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. Mahkemesince "düşme" kararı verilip ihbarda bulunulması gerekmekte ise de; mahkûmiyet kararı ile birlikte zaten ihbarda bulunulduğu ve ihbar üzerine Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2022 tarihli ve 2022/72 Esas, 2022/311 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, sanığın cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeden kesinleştiği gözetilerek mahkemesine yeniden ihbarda bulunulmayıp yalnızca düşme kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Yozgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2021 tarihli ve 2021/391 Esas, 2021/569 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2024 tarihinde karar verildi.