Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/13410 E. 2024/21965 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/13410
Karar No
2024/21965
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191, 43 ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 22.01.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/4761 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58361 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58361 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1- Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/5427 Esas, 2019/8638 Karar sayılı ve aynı Dairenin 05.10.2020 tarihli ve 2020/3684 Esas, 2020/4900 Karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar 01.07.2020 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de; 2- Sanığın inceleme konusu 07.01.2021 tarihli eyleminin Korkuteli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10.06.2020 tarihli ve 2020/975 soruşturma, 2020/18 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın ihlali mahiyetinde olduğu, ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı cihetle, yazılı şekilde sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 31.05.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Korkuteli Cumhuriyet Başsavcılığının 10.06.2020 tarihli ve 2020/975 Soruşturma, 2020/18 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, kararın şüpheliye 01.07.2020 tarihide usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, tedbirin infazı için Denizli Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin 07.01.2021 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması ve uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Korkuteli Cumhuriyet Başsavcılığının 26.01.2021 tarihli ve 2020/975 Soruşturma, 2021/130 Esas, 2021/61 sayılı iddianamesi ile Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Yine şüphelinin 20.01.2021 tarihli aynı nitelikteki eylemi nedeniyle Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 03.02.2021 tarihli ve 2021/454 Soruşturma, 2021/373 Esas, 2021/297 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının, Nevşehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2021 tarihli ve 2021/164 Esas, 2021/133 Karar sayılı birleştirme kararı ile Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/145 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği, D. Yapılan yargılama sonucunda, Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 16.12.2021 tarihli ve 2021/145 Esas, 2021/1470 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191, 43 ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı TCK'nın 191 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında Korkuteli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı CMK'nın 171, 172 ve 173 üncü maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla ihlâl kabul edilen 07.01.2021 tarihli suçun erteleme süresi içerisinde işlendiğinden sözedilemeyeceği, Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup (1) numaralı kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. Ancak; sanığın 20.01.2021 tarihli aynı nitelikteki eylemi nedeniyle Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 03.02.2021 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının, Nevşehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2021 tarihli birleştirme kararı ile Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/145 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği, 20.01.2021 tarihli eylemin 26.01.2021 tarihli iddianamenin düzenlenmesinden önce işlendiği, eylemler arasında hukuki kesinti bulunmadığı, bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenen 20.01.2021 tarihli suç nedeniyle, kabule göre zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının Kanun'a uygun olduğu anlaşıldığından, (2) nolu kanun yararına bozma istemi yerinde görülmemiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin kısmen KABULÜNE, B. Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2021 tarihli ve 2021/145 Esas, 2021/1470 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/13410, K. 2024/21965, T. 09.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-13410-e-2024-21965-k-4659eeb31864