Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/13363 E. 2024/22349 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13363
- Karar No
- 2024/22349
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1 ve 62/1. maddeleri, 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, itiraz edilmeksizin 28.10.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/30819 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61491 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61491 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03.02.2014 tarihli ve 2013/23474 Esas, 2014/2417 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan anılan suç için kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince 8 yıl olağan zamanaşımı süresine tâbi olduğu, sanığın müsnet suçu 01.02.2008 tarihinde işlediği, 09.07.2008 tarihinde verilen mahkûmiyet kararı ile zamanaşımı süresinin kesildiği, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 07.06.2016 tarihinde kesinleştiği, sanığın 10.02.2020 tarihinde yeniden suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 07.06.2016 tarihi ile denetim süresi içinde yeniden suç işlediği 10.02.2020 tarihleri arasını kapsayan 3 yıl 8 ay 3 günlük sürenin 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi gereğince duracağı, sanığın mahkûm edildiği tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı ve sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilen 09.07.2008 tarihinden itibaren, hükmün açıklandığı 07.07.2022 tarihine kadar geçen sürede 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 01.02.2008 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 08.02.2008 tarihli ve 2008/6058 Soruşturma, 2008/2026 Esas, 2008/334-30 sayılı iddianamesi ile İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 09.07.2008 tarihli ve 2008/155 Esas, 2008/704 sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, sanığın temyiz kanun yoluna başvurduğu, C. Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 12.05.2015 tarihli ve 2015/1300 Esas, 2015/561 Karar sayılı ilâmı ile hükmün bozulmasına karar verilmesini takiben, dosyanın devredildiği İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihi ve 2015/342 Esas, 2016/230 sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 07.06.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, D. Sanığın denetim süresi içerisinde 10.02.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, basit yargılama usulünün uygulanması suretiyle İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 07.07.2022 tarihi ve 2022/5 Esas, 2022/497 sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1 ve 62. maddeleri, 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre; sanığın eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı TCK'nın 66/1. maddesinin (e) bendi gereğince 8 yıl olağan zamanaşımı süresine tâbi olduğu, sanığın atılı suçu 01.02.2008 tarihinde işlediği, ilk savunmanın alındığı 27.05.2008 tarihinde zamanaşımı süresinin kesildiği, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 07.06.2016 tarihinde kesinleştiği, sanığın 10.02.2020 tarihinde yeniden suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 07.06.2016 tarihi ile denetim süresi içinde yeniden suç işlediği 10.02.2020 tarihleri arasını kapsayan 3 yıl 8 ay 3 günlük süre ile 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesinin son cümlesi gereğince zamanaşımı süresinin duracağı, sanığın savunmasının alındığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir neden bulunmadığı ve hükmün açıklandığı 07.07.2022 tarihine kadar geçen sürede dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. F. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2022 tarihi ve 2022/5 Esas, 2022/497 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2024 tarihinde karar verildi.