Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/13357 E. 2024/22345 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13357
- Karar No
- 2024/22345
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 30.09.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/19105 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61481 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61481 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Suça sürüklenen çocuğun evvelce 27.02.2014 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle mahkûmiyetine, 5728 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına dair karar verildiği, anılan kararın esasen 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun uyarınca zorunlu olarak verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olduğunun kabul edilmesi gerektiği, Gaziosmanpaşa 2.Çocuk Mahkemesinin 01.04.2016 tarihli ve 2015/1426 Esas, 2016/307 Karar sayılı kararının 12.05.2016 tarihinde kesinleştiği, incelemeye konu iş bu dosyadaki aynı nitelikteki suçun ise, suça sürüklenen çocuk hakkında zorunlu olarak verilen 01.04.2016 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde 12.09.2019 tarihinde işlenmesinden dolayı ilk suçun ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek, açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 22.11.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle yapılan soruşturma sonucunda, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 06.03.2019 tarihli ve 2019/9553 Soruşturma, 2019/2825 Esas, 2019/2566 sayılı iddianamesi ile Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, B. Yine şüpheli hakkında, 24.11.2018 tarihli aynı nitelikteki eylem nedeniyle Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 19.03.2019 tarihli ve 2019/11386 Soruşturma, 2019/3216 Esas, 2019/2941 sayılı iddianamesi ile Gaziosmanpaşa 20. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Gaziosmanpaşa 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2019 tarihli ve 2019/40 Esas, 2019/174 Karar sayılı kararı ile davanın Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/145 esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği, C. Yapılan yargılama sonucunda, Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 12.09.2019 tarihli ve 2019/145 Esas, 2019/508 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Gaziosmanpaşa 2. Çocuk Mahkemesinin 2015/438 Esas ve 2015/254 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında 27.02.2014 tarihli aynı nitelikteki eylemi nedeniyle Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 21.04.2014 tarihli ve 2014/6871 Soruşturma, 2014/5324 Esas, 2014/510 sayılı iddianamesi ile Gaziosmanpaşa 2. Çocuk Mahkemesine kamu davası açıldığı, 2. Gaziosmanpaşa 2. Çocuk Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2015/438 Esas, 2015/254 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 09.11.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 3. Sanığın denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymaması nedeniyle Gaziosmanpaşa 2. Çocuk Mahkemesinin 01.04.2016 tarihli ve 2015/1426 Esas, 2016/307 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 31/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 12.05.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 4. Kanun yararına bozma istemine konu karar ile ihbarda bulunulması üzerine; Gaziosmanpaşa 2. Çocuk Mahkemesinin 20.10.2020 tarihli ve 2019/374 Esas, 2020/241 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 31/2, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin istinaf kanun yoluna başvurduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 17.03.2022 tarihli ve 2021/400 Esas, 2022/734 Karar sayılı "istinaf başvurusunun esastan reddi" kararı ile hükmün kesinleştiği,Anlaşılmıştır. E. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin ikinci fıkrasında yer alan; "Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve dokuzuncu fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, 5271 sayılı Kanun'un kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; esasen Gaziosmanpaşa 2. Çocuk Mahkemesince, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerekirken 08.10.2015 tarihli ve 2015/438 Esas, 2015/254 Karar sayılı kararı ile, karar tarihi itibarıyla yürürlükte olmayan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş ve bu karar 09.11.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir. Kesinleşen mahkeme kararı, kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi gibi olağanüstü bir kanun yolu yöntemiyle kaldırılmadıkça hukuki varlığını koruyacak hukuki değerden yoksun sayılamayacaktır. Bu nedenle, Gaziosmanpaşa 2. Çocuk Mahkemesinin 01.04.2016 tarihli ve 2015/1426 Esas, 2016/307 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi uyarınca verildiğinin kabulüne olanak yoktur. Açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2024 tarihinde karar verildi.