Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/8901 E. 2023/2908 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/8901
Karar No
2023/2908
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi 2. Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 2019/408 E., 2020/58 K.- 2020/337 E., 2020/587 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 23.11.2018 - 08.09.2018 İNCELEME KONUSU KARARLAR : 1. Mahkûmiyet 2. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararların kanun yararına bozulması Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2020 tarihli ve 2019/408 Esas, 2020/58 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve onuncu fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm istinaf edilmeksizin 19.02.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleşmiştir. Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2020 tarihli ve 2020/337 Esas, 2020/587 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karar itiraz edilmeksizin 01.07.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleşmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.04.2022 tarihli ve 2021/19678 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.05.2022 tarihli ve KYB-2022/56579 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.05.2022 tarihli ve KYB-2022/56579 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " a. Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2020 tarihli ve 2019/408 Esas, 2020/58 Karar sayılı kararını verirken, sanık hakkında verilen Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2019 tarihli kararı ile tekrardan kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın yok hükmünde sayılarak, sanığın 08.09.2018, 23.11.2018 ve 07.05.2019 tarihlerinde olmak üzere 3 adet eylemi hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak karar verilmemesinde, b. Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2020 tarihli ve 2020/337 Esas, 2020/587 Karar sayılı kararını verirken, 07.11.2019 tarihli eylemin, Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının 17.01.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın ihlali olduğundan ve Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/408 Esas sayılı dosyasında da karar verildiğinden ve birleştirme talep edilemeyeceğinden davanın düşmesine karar verilmemesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 08.09.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının 17.01.2019 tarihli ve 2019/358 Soruşturma, 2019/11 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 06.08.2019 tarihinde usulûne uygun şekilde tebliğ edildiği, şüphelinin 07.11.2019 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2020 tarihli ve 2019/358 Soruşturma, 2020/298 Esas, 2020/279 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2020 tarihli ve 2020/337 Esas, 2020/587 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 01.07.2020 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, B. Şüpheli hakkında, 23.11.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2019 tarihli ve 2018/6374 Soruşturma, 2019/35 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 15.04.2019 tarihinde şüpheliye usulûne uygun şekilde tebliğ edildiği, şüphelinin 07.05.2019 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının 12.09.2019 tarihli ve 2018/6374 Soruşturma, 2019/1203 Esas, 2019/1159 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2020 tarihli ve 2019/408 Esas, 2020/58 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve onuncu fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 19.02.2020 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği, C. Yine şüpheli hakkında, 18.01.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının 22.04.2019 tarihli ve 2019/365 soruşturma, 2019/67 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 15.05.2019 tarihinde şüpheliye usulûne uygun şekilde tebliğ edildiği, şüphelinin 01.07.2019 ve 06.07.2019 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının 06.12.2019 tarihli ve 2019/5936 Soruşturma, 2019/1624 Esas, 2019/1569 sayılı iddianamesi ile Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesince, 09.03.2021 tarihli celsede kanuna aykırılık ihbarında bulunularak kanun yararına bozma incelemesinin sonucunun beklenilmesine karar verildiği, davanın 2019/1442 Esas sayı ile derdest olduğu, Anlaşılmıştır. D. Sanık hakkında 08.09.2018 tarihli eyleminden dolayı ilk defa kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının 17.01.2019 tarihli kararı ile verilmiş, daha sonra sanığın 23.11.2018 tarihli eyleminden dolayı Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2019 tarihli kararı ile yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmiştir. Yine sanığın 18.01.2019 tarihli eyleminden dolayı Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının 22.04.2019 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların bir kez verilmesi esastır. Dolayısıyla, Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığınca 17.01.2019 tarihinde verilen ve 06.08.2019 tarihinde tebliğ edilerek itiraz edilemeden kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması ve sanığın hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerekmektedir. Bu durumda, 08.09.2018, 23.11.2018, 18.01.2019, 07.05.2019, 01.07.2019 ve 06.07.2019 tarihli suçların, 06.08.2019 tarihinde tebliğ edilerek 5271 sayılı Kanun'un 331 inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre 05.09.2019 tarihinde kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlendiği, eylemlerin tek bir suç olarak kabul edilmesi gerektiği, ancak temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılmasının mahkemenin takdirinde olduğu, sanığın 07.11.2019 tarihli eyleminin ise erteleme kararının ihlali niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Kanun yararına bozma incelemesi tarihi itibariyle gelinen aşamada, Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/337 Esas, Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/1442 Esas ve Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/408 Esas sayılı dosyalarında görülen her üç davanın birleştirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerektiği, hukuka aykırılığın ancak bu şekilde giderilebileceği anlaşıldığından; sanığın ayrı ayrı mahkemelere açılan davalar sonucunda ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2020 tarihli ve 2019/408 Esas, 2020/58 Karar sayılı kararı ile Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2020 tarihli ve 2020/337 Esas, 2020/587 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/8901, K. 2023/2908, T. 03.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2022-8901-e-2023-2908-k-69370fbb7d30