Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/7650 E. 2023/1753 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7650
- Karar No
- 2023/1753
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2018 tarihli ve 2018/127 Esas, 2018/970 Karar sayılı, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 03.01.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.03.2022 tarihli ve 2021/22444 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.04.2022 tarihli ve KYB-2022/39219 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.04.2022 tarihli ve KYB-2022/39219 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, her ne kadar İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, evvelce sanık hakkında 16.05.2015 tarihinde işlediği aynı nev'iden suçtan dolayı İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2016 tarihli ve 2015/274 esas, 2016/94 sayılı kararı ile 6545 sayılı Kanun ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi gereğince verilen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu, dosyaya konu 14.01.2017 tarihli suçun ise anılan kararın ihlali mahiyetinde olduğu ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağından cihetle, sanık hakkında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüphelinin 14.01.2017 tarihli eylemi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2017 tarihli ve 2017/24242 soruşturma, 2017/1201 sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, B. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2018 tarihli ve 2017/24242 Soruşturma, 2018/3394 Esas, 2018/2681 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2018 tarihli ve 2018/127 Esas, 2018/970 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine karar verildiği, Kararın 03.01.2019 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği, D. Dosya arasında bulunan İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2016 tarihli ve 2015/274 Esas, 2016/94 Karar sayılı kararının incelenmesinde; 1. Sanığın 16.05.2015 tarihinde işlediği iddia edilen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 02.07.2015 tarihli ve 2015/59988 Soruşturma, 2015/22856 Esas, 2015/1526 sayılı iddianamesi ile İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 2. İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2016 tarihli ve 2015/274 Esas, 2016/94 Karar sayılı kararı ile, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 26.04.2016 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği, 3. Kanun yararına bozma istemine konu İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2018 tarihli kararı ile ihbarda bulunulması üzerine, İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.03.2019 tarihli ve 2019/19 Esas, 2019/139 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına karar verildiği, sanığın kararı istinaf ettiği, 4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 23.02.2021 tarihli ve 2019/1509 Esas, 2021/576 Karar sayılı kararı ile, hükmün bozulmasına karar verildiği, Anlaşılmıştır. E. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan, “Bu Kanun'un a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanuni bir zorunluluk olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki ve dokuzuncu fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2016 tarihli ve 2015/274 Esas, 2016/94 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasına göre verildiğinin kabulü gerektiği, kararın 26.04.2016 tarihinde kesinleştiği, kanuni zorunluluk nedeniyle verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının Cumhuriyet savcılıkları tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı anlaşıldığından, sanığın 14.01.2017 tarihli eylemini, İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "düşme" kararı verilip İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2018 tarihli ve 2018/127 Esas, 2018/970 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2023 tarihinde karar verildi.