Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/16814 E. 2025/6029 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/16814
- Karar No
- 2025/6029
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2625 E., 2021/588 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : 1. İstinaf başvurularının esastan reddi ( Sanıklar ... ve ... yönünden) 2. İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak beraat ( Sanık ... yönünden) 3. İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkumiyet (Sanık ... yönünden) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. Ret (Sanık ... yönünden) 2. Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması ( Diğer sanıklar yönünden) Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde, sanık ... hakkındaki hükmün temyizi mümkün olmadığı, diğer sanıklar hakkındaki hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile: 1. Sanıklar ... ve ... hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, 2. Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine, 3. Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusuna ilişkin olarak duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, beraatine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanıklar ..., ..., . müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. B. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; Sanık ... hakkında atılı suçtan mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde; 5271 sayılı CMK'nın 286/1-b maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanıklar ..., ..., . hakkındaki hükmün incelenmesinde; 1. 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince "İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince, eylem hakkında delil değerlendirmesi yapılarak İlk Derece Mahkemesinin maddi vakıayı kabulüne ilişkin tespitini kabul etmeyip İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmünü kaldırarak beraat kararı verebilmesi için, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği, 2. Dosya içeriği ve 13.06.2016 tarihli olay yeri tespit ve arama tutanağına göre kolluk görevlilerince devriye göre icra edilirken sanık ...'in şüpheli hareketleri fark edilerek izlemeye alınması üzerine sanığın .. nehrine inip ele geçirilen hapları çıkarttığı, sanıklar ... ve ...'nın bu hapları kıyafetlerinin içerisine gizlediğinin tespit edildiği, bu sırada tarlada olan temyiz dışı sanık ... ve haklarında her hangi bir adli işlem yapılmayan ... ve ...'nin gözetleme yaptıklarının ilgili tutanakta belirtildiği, daha sonra sanıkların tarladan traktör ile çıkış yapmaları üzerine tarla girişi-çıkış noktasına kadar takip edilmiştir. Sanıklar arama noktasına geldiklerinde üst aramasından önce kendi rızaları ile üzerilerindeki malzemeleri çıkartmaları söylenmiş fakat sanıklar üzerilerinde bir şey olmadığını beyan etmesi üzerine arama noktasına götürülen bayan personel tarafından yapılan üst aramasında sanıklar ... ve ...'nın kıyafetlerinin içinden 595 blister (5950 tablet) Tramadol etken maddesi içerir hap ele geçirilen olayda; sanıklarla ilgili olarak somut suç şüphesinin ve emarelerinin ortaya çıktığı, bu durumda görevlilerce, 5271 sayılı CMK'nın 2/e ve 161. ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun Ek 6. maddeleri uyarınca derhal Cumhuriyet savcısına olayın haber verilip Cumhuriyet savcısının emri doğrultusunda soruşturma işlemlerine devam edilmesi ve 5271 sayılı CMK'nın 116 ve 119. maddeleri uyarınca Cumhuriyet savcısının yazılı arama emri veya sulh ceza hakiminden alınacak adli arama kararı uyarınca sanıkların üstünde, araçlarında ve eşyalarında arama yapılması gerektiği anlaşılmakta; usulüne uygun adli arama emri veya kararı alınmadan delil elde etmek amacıyla yapılan aramanın açıkça hukuka aykırı olup, bu arama sonucunda elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağı, öncelikle kollukça yapılan bu aramaya ilişkin 5271 sayılı CMK'nın 116, 117 ve 119. maddelerine uygun şekilde adli arama kararı ya da yazılı arama emri bulunup bulunmadığının araştırılarak, varsa dosya içerisine konulması, adli arama kararı ya da adli arama emri bulunmaması halinde, yapılan arama ve bunun sonucu elde edilen deliller hukuka aykırı olup, Anayasanın 38/6. maddesi, 5271 sayılı CMK'nın 206/2-a, 217/2. ve 230/1-b maddelerine aykırılık oluşturduğundan hükme esas alınamayacağı hususları da dikkate alınarak sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri, 3. 13.06.2016 tarihli olay yeri tespit ve arama tutanağını düzenleyen vicdani kanı oluşturacak sayıda hem olayı izlemeye alan hem aramayı yapan tutanak tanıklarının duruşmaya usulüne uygun olarak çağrılıp, yöntemince bilgi ve görgülerine başvurulmasından sonra dosyadaki tüm delillerin birlikte değerlendirilip, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi, Gerekirken, eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ..., ... hakkındaki hükmün incelenmesinde; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2025 tarihinde karar verildi.