Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/20650 E. 2025/4395 K.

Konu: Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/20650
Karar No
2025/4395
Karar Tarihi
Konu
Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/709 E., 2017/1148 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan beraatine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle katılan mağdurenin iki yıldır sanığa muayene olduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine, eksik inceleme ile verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Sanığın aşamalardaki atılı suçu işlemediğine dair savunmaları, katılan mağdurenin geçmiş yıllarda da hekim olan sanığa birçok kez muayene olması ve rapor alması, görgüye dayalı tanık beyanı bulunması, ... Üniversitesi tarafından düzenlenen ''Mağdurenin beyanlarına itibar edilip edilmeyeceği konusunda net bir kanaate varılamamıştır'' şeklindeki rapor ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi yerine kabulüyle sanık hakkında mahkumiyete hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara. Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğu ile BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Daire çoğunluğunca sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiş ise de; Olay tarihinde 15 yaşı içinde olan mağdurun yanında arkadaşı olan tanık ... olduğu halde, sanığın hekim olarak görev yaptığı Aile Sağlığı Merkezine gittiği ve aile hekimi ...'a muayene olmak istediğini söylediği, hekim ...'ın mağdurun sık sık sağlık ocağına gelip rapor aldığı düşüncesinde olduğu için ailesinin olmaması nedeniyle onu muayene etmeyeceğini söylediği, bunun üzerine mağdurun daha önce birçok kez muayene olduğu ve rapor aldığı aile hekimi sanık ...'ya muayene olmak için sıra aldığı, sırası gelince içeriye girdiği ve 5-6 dakika sonra morali bozuk bir şekilde dışarıya çıktığı, tanık ... ile birlikte sağlık ocağı binasının dışına çıkmasından sonra ağlamaya başladığı ve ona doktorun kendisine tacizde bulunduğunu söyleyip annesini telefonla aradığı ve olayın adli mercilere intikal ettirildiği sabittir. Mağdur aşamalardaki ifadesinde sanığa muayene olduğunu, doktorun isteği doğrultusunda odanın kapısını kapadığını, sanığın muayene ettikten sonra elini sütyenin içine sokup eliyle önce bir göğsünü sonra diğer göğsünü sıktığını, kendisinin tepki vermediğini, muayeneden sonra masada otururken bilgisayara baktığı sırada kendisini yanına çağırdığını, rapor ister misin diye sorduğunu, üç günlük raporu kendiliğinden verdiğini, yanına yaklaşınca eliyle kalçasını sıktığını, geçmiş olsun dediğini, sanığın elini ittirip oradan ayrıldığını beyan etmiştir. Tanık ... ifadesinde mağdurun dışarıya çıktığında yüzünün kötü olduğunu ve ağladığını anlatmıştır. Sanık her ne kadar rapor istediği için mağdura kızdığını bu nedenle hakkında böyle bir isnatta bulunmuş olduğunu savunmuş ise de, sanığın mağdura üç günlük rapor vermesi dikkate alındığında, raporu veren doktora kızmasının ve ona çocuğun cinsel istismarı suçu gibi ağır bir isnatta bulunmasının akla yatkın olmadığı, muayene odasından çıkmasından sonra yüzünün asık olup bilahare ağladığı da dikkate alındığında verdiği tepkinin kendisine yapılan eylemlerle uyumlu olduğu, hemen annesini arayarak durumu anlattığı, böyle bir eylem olmaması halinde okula gitmesine gerek olmayacak şekilde rapor alması da dikkate alındığında doktora bir tepkisinin olmasının düşünülemeyeceği, mağdurun anlatımlarının eylemden sonraki davranışları ve olayın oluş şekliyle uyumlu olduğu, ayrıca yaşı itibariyle kendisine yapılan davranışların tıbbi mi yoksa cinsel mi olduğu konusunda ayrım yapabileceği, özellikle muayene bittikten sonra sanığın mağdurun kalçasını sıkma eyleminin cinsel amaç taşıdığı, bu haliyle sanığa müsnet suçun sabit olup Bölge Adliye Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan bozma yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/20650, K. 2025/4395, T. 21.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-20650-e-2025-4395-k-75098ccbd77c