Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/16000 E. 2026/12084 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/16000
Karar No
2026/12084
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2178 E., 2020/344 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet ( İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak ) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması

Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatine karar verilmiştir. B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusuna ilişkin olarak duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 3. Her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 4. Teşebbüs hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ve delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı dikkate alındığına, 5237 sayılı TCK'nın 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun'un 61. maddesi gereğince temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Suç tarihinde kimlik bilgileri tespit edilemeyen bir şahıs tarafından suça konu uyuşturucu maddenin bulunduğu kolinin sanık ...'a teslim edilmesi amacıyla minibüs şoförü tanık ...'a verildiği olayda; tanık ...'ın aşamalarda alınan beyanlarında sanık ...'ı tanımadığına, sadece koliyi teslim eden şahsın kendisine koliyi teslim alacak şahıs olarak sanık ...'ın telefon numarasını verdiğine dair beyanları, sanık savunmaları ve dosya kapsamındaki diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde; minibüs aracılığıyla nakledilen suça konu uyuşturucu maddeye sanık ...'ın hâkimiyet alanına geçmeden el konulması sebebiyle, ticari amaçla alıcı konumunda bulunan sanık ...'ın eylemi teşebbüs aşamasında kaldığından cezasında TCK'nın 35/2. fıkrası uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, CMK'nın 307/5. maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.09.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/16000, K. 2026/12084, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2022-16000-e-2026-12084-k-7eaaed024179