Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/15036 E. 2024/443 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/15036
- Karar No
- 2024/443
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/213 E., 2022/893 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.10.2020 tarihli ve 2020/10 Esas, 2020/279 Karar sayılı kararı ile sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ikinci cümlesi, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 07.04.2021 tarihli ve 2021/123 Esas, 2021/223 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararının, sanık ve müdafii taraflarından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 06.12.2021 tarihli ve 2021/15341 Esas, 2021/13033 Karar sayılı kararı ile; "1- CMK'nın 280/1-a maddesinde, bölge adliye mahkemesinin "İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verebileceği düzenlenmiş olup, bölge adliye mahkemesince, TCK’nın 188/4-b maddesinin kaldırılmasına karar verilebilmesi için CMK'nın 280/1-c maddesi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek, CMK'nın 280/1-a maddesi kapsamına girmediği halde, duruşma açılmadan istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi, 2- Hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık ...'da ele geçen maddeye ilişkin ekspertiz raporu ile tanığın soruşturma aşamasında sanıkları teşhis ettiği tutanağın aslı veya onaylı örneğinin denetime imkan verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulması ve okunması gerektiğinin gözetilmemesi," Nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. D. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/213 Esas, 2022/893 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, tanığın soyut ve çelişkili beyanı dışında delil olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 6. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Bölge Adliye Mahkemesince, sanıkların içinde bulunduğu aracın plakası verilerek uyuşturucu madde satışı yapıldığının bildirilmesi üzerine aracın görüldüğü ve takipte hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan ...'ın araca bindiği ve 2 dakika sonra indiği polislerin gelmesi üzerine elinde bulunan poşeti yere attığı ve uyuşturucu madde bulunduğu olayda tanığın uyuşturucu maddeyi sanıklardan aldığını beyan edip teşhis etmesi, sanıkların aşamalardaki kısmi ikrarları birlikte değerlendirildiğinde eylemleri sabit kabul edilerek cezalandırılmalarına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden, Sanık müdafiinin, kanuni süresi içerisinde temyiz sebeplerini öne sürdükten sonra, sanığın 15.11.2023 tarihli dilekçesinde temyiz isteğinden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden, Gerekçe bölümünün, (A) bendinde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyizden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/213 Esas, 2022/893 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.