Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/12802 E. 2022/12179 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/12802
Karar No
2022/12179
Karar Tarihi

Mahkeme Kararı : a) Asıl Karar: Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin16/07/2021 Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: A) KONUYLA İLGİLİ BİLGİLER: Sanık hakkında "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 26/06/2013 tarihli, 2013/46 esas ve 2013/137 sayılı kararı ile "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" karar verilmiştir. Sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine devam edilen yargılamada, Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 31/10/2014 tarihli, 2014/97 esas ve 2014/194 sayılı kararı ile sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Hüküm sanık tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 28/05/2019 tarihli, 2017/2450 esas ve 2019/3447 sayılı kararı ile "1- Sanığın ikametinde ele geçtiği belirtilen suç konusu uyuşturucu madde ile ilgili ev arama tutanağı ve ekspertiz raporunun varsa aslı veya onaylı örneklerinin getirtilip dosyaya konulması, yoksa rapor aldırılarak duruşmada okunup tartışılmasının sağlanması gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması, 2- Sanığın suçunun sübuta erdiğinin kabul edilmesi durumunda, hükümden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesi sanık lehine hükümler içermekte olup, öncelikle; 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrası ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespiti açısından, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı bu suç tarihinden önce açılmış başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; a) Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ise, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine”, karar verilmesinde, b) Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse veya daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ve önceki suçtan beraat kararı verilmiş ise, bu suç nedeniyle doğrudan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olan sanığın, yükümlülüklerini ihlal ettiğinin sabit görülmesi halinde hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 3. fıkrası uyarınca, yargılamaya devam olunarak, suç tarihi itibarıyla, TCK'nın 191. maddesi çerçevesinde bir karar verilmesi, Gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması," gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Sanık hakkında bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 24/09/2019 tarihli, 2019/225 esas ve 2019/266 sayılı kararı ile sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Hüküm sanık tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 14/12/2020 tarihli, 2020/3731 esas ve 2020/8945 sayılı kararı ile "...TCK'nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Sanık hakkında bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 16/07/2021 tarihli, 2021/13 esas ve 2021/238 sayılı kararı ile sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri ile CMK'nın 251/3. maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık tarafından hükme itiraz edilmesi üzerine, Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 11/11/2021 tarihli, 2021/13 esas ve 2021/238 sayılı ek kararı ile sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Hüküm sanık tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 08/06/2022 tarihli, 2022/6068 esas ve 2022/7502 sayılı kararı ile "...Mahkemece, basit yargılama usulü uygulanarak belirlenen sonuç cezadan CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasının son cümlesi uyarınca ¼ oranında ceza indirimi yapıldığı için, bu kapsamda verilen kararın CMK’nın 252. maddesinin 1. fıkrasına göre itiraza tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili CMK’nın 252/2-3 maddeleri uyarınca hükmü veren mahkemece karar verilmesi gerektiğinden, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE," şeklinde karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, Dairemizin bu kararına itiraz edilmiştir. B) İTİRAZ NEDENLERİ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yazısında özetle; “1. Sanık ... hakkında Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığının 12/02/2013 tarih ve 2013/373 esas sayılı iddianamesi ile uyuşturucu madde ticareti suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış yapılan yargılama sonucunda Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesi 26/06/2012 tarih, 2013/46 esas ve 2013/137 sayılı kararıyla, sanık hakkında "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak" suçundan TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar vermiştir. Sanığın denetim ve tedavi tedbirlerine uymaması sonucunda ihbar üzerine yapılan yargılama neticesinde aynı mahkeme 31/10/2014 tarih, 2014/97 esas ve 2014/194 sayılı kararıyla sanığın TCK'nın 191/1-2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiş ancak bu karar sanığın temyizi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28/05/2019 tarih, 2017/2450 esas ve 2019/3447 sayılı kararı ile bozulmuş, Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesi bozma kararına uyarak yaptığı yargılama sonucunda aynı sanığın TCK'nın 191/1-2. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar vermiş, hükmün bu kez yine sanık tarafından temyizi üzerine hüküm Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 14/12/2020 tarih, 2020/3731 esas ve 2020/8945 sayılı kararı ile "basit yargılama usulünün uygulanması zorunluluğu" yönünden bozulmuştur. Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesi 16/07/2021 tarih, 2021/13 esas ve 2021/238 sayılı kararı ile sanık hakkında "basit yargılama usulünü uygulayarak TCK'nın 191/1,62 ve CMK'nın 251/3. maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis ile cezalandırılmasına karar vermiş sanığın itirazı sonrası aynı mahkeme duruşma açarak sanığı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırması üzerine sanık kararı temyiz etmiş Yargıtay 10. Ceza Dairesi 08/06/2022 tarih, 2022/6068 esas ve 2022/7502 sayılı kararı ile dosyanın mahalline iadesine hükmetmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/06/2020 tarih ve 2019/104616 sayılı tebliğnamesi ile hükmün onanması talep edilmiştir. 3. Yargıtay 10. Ceza Dairesi 08/06/2022 tarih, 2022/6068 esas ve 2022/7502 sayılı kararı ile Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin basit yargılama usulünü uygulayarak verdiği 16/07/2019 tarih, 2021/13 esas ve 2021/238 sayılı kararını esas alarak sanığın temyizinin itiraz mahiyetinde olduğunu belirterek dosyanın, itiraz merciine iletilmesi için iadesine karar verilmiştir. Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesince, genel hükümlere göre verilen kararın temyize tabi olduğu görüşü ile gönderilmesi üzerine dosyanın yapılan incelemesinde, aşağıda yer verilen nedenlerle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesi uyarınca sanık ... lehine itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulması gerekmiştir." belirtilerek, Dairemizin sanık hakkındaki iade kararının kaldırılması, yerel mahkeme hükmünün belirtilen nedenle onanması istenmiştir. C) İTİRAZIN VE KONUNUN İRDELENMESİ: Dosya kapsamına göre; Dairemizin 14/12/2020 tarihli bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 16/07/2021 tarihli, 2021/13 esas ve 2021/238 sayılı kararı ile basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri ile CMK'nın 251/3. maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık tarafından hükme itiraz edilmesi üzerine, mahkemece 11/11/2021 tarihli ek kararı ile sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın 15/11/2021 tarihli temyiz isteğinin 11/11/2021 tarihli itiraz üzerine verilen ek karara yönelik olduğu ve bu kararın temyiz yasa yoluna tabi olduğu anlaşıldığından, itirazın kabulüne karar vermek gerekmiştir. E) KARAR: Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne, 2- Dairemizin 08/06/2022 tarihli, 2022/6068 esas ve 2022/7502 karar sayılı İADE KARARININ KALDIRILMASINA, 3- Sanık hakkında kurulan hükmün incelenmesi: Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 23/11/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/12802, K. 2022/12179, T. 23.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2022-12802-e-2022-12179-k-34b820148560