Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/12109 E. 2023/8976 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/12109
Karar No
2023/8976
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma İNCELEME KONUSU KARAR: Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2020 tarihli ve 2020/185 Esas, 2020/412 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 23.11.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.07.2022 tarihli ve 2022/10489 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2022 tarihli ve KYB-2022/100774 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2022 tarihli ve KYB-2022/100774 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Sanığın 25.09.2019 tarihli eylemi sebebiyle, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 19.02.2020 tarihli ve 2019/44938 soruşturma, 2020/2203 Esas, 2020/267 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2020 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilmiş ise de; Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın evvelce 17.01.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak eylemi sebebiyle yapılan soruşturma sonunda, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 11.04.2019 tarihli ve 2019/19275 soruşturma, 2019/447 sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, şüphelinin denetim süresi içerisinde yükümlülüklere uymadığı gerekçesiyle açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkumiyetine dair Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2021 tarihli ve 2021/52 Esas, 2021/233 Karar sayılı kararın istinaf edilmesi üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 10.12.2021 tarihli ve 2021/692 Esas, 2021/1751Karar sayılı kararıyla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun tebliğ edilmediği gerekçesi ile bozulduğu ve Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2020 tarihli ve 2020/185 Esas, 2020/412 Karar sayılı kararına konu 25.09.2019 tarihli suç yönünden Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 11.04.2019 tarihli ve 2019/19275 soruşturma, 2019/447 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun tebliğ edilmediği belirtilerek ihbarda bulunulduğu anlaşılmakla, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 11.04.2019 tarihli ve 2019/19275 soruşturma, 2019/447 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sonrasında işlendiği anlaşılan 25.09.2019 tarihli uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak eyleminin kamu davasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemesi nedeniyle ihlal niteliğinde olmadığı gibi 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan kamu davası açılamayacağı, sanığın gerçekleştirmiş olduğu 17.01.2019 ve 25.09.2019 tarihli eylemlerine ilişkin ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi ile usulüne uygun tebliğ ve devamı işlemlerin icrası için kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 25.09.2019 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 19.02.2020 tarihli ve 2019/44938 Soruşturma, 2020/2203 Esas, 2020/267 sayılı iddianamesi ile şüphelinin 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Yapılan yargılama sonucunda, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 23.11.2020 tarihli ve 2020/185 Esas, 2020/412 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 23.11.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Şüphelinin daha önceden 17.01.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 11.04.2019 tarihli ve 2019/19275 soruşturma, 2019/447 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, karar verildiği, Şüphelinin 25.09.2019 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi ve denetimli serbestlik çağrılarına da uymaması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 15.01.2021 tarihli ve 2019/19275 Soruşturma, 2021/795 Esas, 2021/566 sayılı iddianamesi ile Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2021 tarihli ve 2021/52 Esas, 2021/233 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesinin 10.12.2021 tarihli ve 2021/692 Esas, 2021/1751 Karar sayılı kararı ile, "erteleme kararının tebliğinin usulsüz olduğu, ancak Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/185 Esas, 2020/412 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı niteliğinde olduğu, 17.01.2019 tarihli eylemin erteleme kararı niteliğinde kabul edilen hükmü açıklanmasının geri bırakılması kararı kapsamında kaldığı, durma kararı verilerek Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesince dosyasının ele alınması halinde bu dosya ile birleştirilmesi gerektiği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, Bozmadan sonra, Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2021 tarihli ve 2021/1061 Esas, 2021/946 Karar sayılı kararı ile, davanın durmasına karar verildiği, durma kararının 15.01.2022 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Suç tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasında, 188 inci veya 190 ıncı maddelerde tanımlanan suçlardan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun 191 inci madde kapsamına girdiğinin anlaşılması halinde, sanık hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verilmesi hükme bağlanmış, 191 inci maddenin dokuzuncu fıkrasında ise "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümlerinin uygulanacağı..." belirtilmiştir. Dolayısıyla sanık hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan dolayı açılan davada, yapılan kovuşturma sonucunda sanığın sabit olan eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun anlaşılması durumunda, suç vasfındaki değişiklik nedeniyle Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde; öncelikle, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti gerektiğinden; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı veya 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte verilmiş ve infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; 1. Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı varsa ve yargılama konusu olan suç, bu erteleme kararının ihlali niteliğinde görülüyorsa, bu suç 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince soruşturma ve kovuşturma nedeni yapılamayacağından düşme kararı verilip ilgili Cumhuriyet Savcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi, 2. Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" veya 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasına göre verilen "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı" yoksa 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince "Hükmün açıklanmasının geri bıkarılması kararı" verilmesi, 3. Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" veya 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince "hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı" verilmiş ve bu kararların ihlali nedeniyle açılan davalardan mahkûmiyet kararı verilmiş ise bu suç doğrudan soruşturulması ve kovuşturulması gereken suç olacağından yargılamaya devam olunarak 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi çerçevesinde bir hüküm kurulması gerekmektedir. Somut olayda; Sanığın daha önceden 17.01.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 11.04.2019 tarihli ve 2019/19275 soruşturma, 2019/447 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verilmiş, 25.09.2019 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi ve denetimli serbestlik çağrılarına da uymaması nedeniyle erteleme kararı kaldırılarak Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 15.01.2021 tarihli iddianamesi ile Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. Yapılan yargılama sonucunda, 25.09.2019 tarihli eylem ihlal kabul edilerek verilen, Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2021 tarihli ve 2021/52 Esas, 2021/233 Karar sayılı mahkûmiyet kararı, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 10.12.2021 tarihli ve 2021/692 Esas, 2021/1751 Karar sayılı kararı ile bozulmuş, bozmadan sonra, Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2021 tarihli ve 2021/1061 Esas, 2021/946 Karar sayılı kararı ile, davanın durmasına karar verilmiştir. Esasen, Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesince, hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde, daha önceden sanık hakkında verilmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunduğundan, yargılama konusu olan suç, bu erteleme kararının ihlâli niteliğinde olacağından, bu suç 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince soruşturma ve kovuşturma nedeni yapılamayacağından düşme kararı verilip Kayseri Cumhuriyet Savcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi gerekirken, Kanun'a aykırı şekilde sanığın mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Ancak; kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, 25.09.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ihlâl kabul edilerek Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesine dava açıldığı, Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2021 tarihli ve 2021/52 Esas, 2021/233 Karar sayılı mahkûmiyet kararının, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 10.12.2021 tarihli ve 2021/692 Esas, 2021/1751 Karar sayılı kararı ile bozulduğu, bozmadan sonra, Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2021 tarihli ve 2021/1061 Esas, 2021/946 Karar sayılı kararı ile, davanın durmasına karar verildiği gözetilerek; her ne kadar 11.04.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliği usulsüz olduğundan hukuken geçerli bir erteleme kararının varlığından söz edilemez ise de; Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2020 tarihli ve 2020/185 Esas, 2020/412 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının erteleme kararı ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının erteleme kararı yerine geçeceği, bu halde gelinen aşamada Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2020 tarihli ve 2020/185 Esas, 2020/412 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sonuç itibariyle Kanun'a uygun olduğu anlaşıldığından; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/12109, K. 2023/8976, T. 23.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2022-12109-e-2023-8976-k-b8cf987c9c60