Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/19268 E. 2024/24980 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/19268
- Karar No
- 2024/24980
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapman) 2. 26.03.2020 (Sanık ... yönünden) HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi (Sanıklar ve yönünden) Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi (Sanık ... yönünden) Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar ve müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği sanık ... yönünden takdîren, sanık ... yönünden ise hükmolunan cezanın süresine göre reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile; Sanıklar ve hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, Sanık ... hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. A. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; 1. Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uyarınca 1/3 oranında yapılan artırımın uygun olduğuna, istinaf mahkemesinin düzeltilerek esastan reddine dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. İlk Derece Mahkemesince verilen cezayı artıran ve indiren uygulamaların Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinde duruşma açılmadan verilemeyeceğine, İlişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, 2. 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesi uyarınca 3/4 oranı yerine 1/2 oranında indirim uygulanarak fazla ceza tayin edildiğine, İlişkindir. C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, 2. Delillerin eksik toplanadığına, 3. Sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna, 4. Sanığın eve getirilen uyuşturucu maddeler, ..., ..., ... arasındaki ilişkiden haberi, bilgisi dahi olmadığına, 5. 5237 sayılı TCK'nın 188/4. maddesi uyarınca ceza artırılmasının mümkün olmadığına, İlişkindir. D. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin kanıt veya delil bulunmadığına, 2. Delillerin eksik toplandığına, 3. Diğer sanıklar 5237 sayılı TCK'nın 192. maddesinden faydalanmak için sanığın üzerine suç isnadında bulunduklarına, 4. Sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun unsurları oluşmadığına, İlişkindir. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "sanık ... ve hakkında 10.02.2020, sanık ... hakkında 10.02.2020, 26.03.2020" yerine "sanık ayrımı yapılmaksızın 10.02.2020, 26.03.2020" olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüştür. A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, etkin pişmanlık hükmünü düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesinde yer alan "...verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadar indirilebilir" şeklindeki hüküm karşısında, İlk Derece Mahkemesince verilen ceza üzerinden en üst hadden indirim oranı belirlemek suretiyle etkin pişmanlık hükmünün uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun şekilde elde edildiği, yargılamanın sonucuna etki edecek nitelikte bir eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince "İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uyarınca 1/3 oranında yapılan artırım ibaresinin çıkartılarak yerine 1/4 oranında artırım yapılmasına karar verilebilmesi için, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek, duruşma açılmadan hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi, 5271 sayılı CMK'nın 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. A. Sanıklar ve Hakkında Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde; Gerekçe bölümünde (A) ve (B) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde; Gerekçe bölümünde (C) numaralı bendinde açıklanan nedenle, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, diğer yönleri incelenmeksizin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise sanıklar vehakkında kesinleşme ve infaz işlemleri için Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2024 tarihinde karar verildi.