Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/11604 E. 2023/8565 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2021/11604
Karar No
2023/8565
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir. 2. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere 05.09.2015 tarihinde uyuşturucu madde bulundurarak uymadığının bildirilmesi üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 13.01.2016 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve dördüncü fıkrasının (b) bendi, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 3. Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2016 tarihli ve 2016/49 Esas, 2016/295 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir. 4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, kararın yasalara aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR (İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABULÜNE GÖRE) 19.09.2014 tarihinde uyuşturucu madde kullanıldığı ihbarı üzerine polisin olay yerine gittiği, orada sanığın elinde tütünle karışık esrar maddesinin ele geçirildiği ve muhafaza altına alındığı, bu olay nedeniyle sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine, denetimli serbestlik ve tedavi uygulanmasına karar verildiği, denetimli serbestlik süreci içinde 05.09.2015 tarihinde Plevne caddesi üzerinde yapılan uygulama sırasında sanığın kullandığı araçla birlikte durdurulup araçta yapılan aramada 5 fişek halinde 3,6 gr esrar maddesi ele geçirildiği, sanığın denetim süreci içinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle denetimli serbestlik kararını ihlal ettiği ve atılı suçu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Ankara Kriminal Polis Laboratuvarınca suç konusu uyuşturucu maddelerden alınan şahit numuneler ve adli emanette kayıtlı eşya hakkında mahkemesince her zaman müsadere hususunda karar verilmesi mümkün görülmüştür. 1. Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2016 tarihli ve 2016/49 Esas, 2016/295 Karar sayılı kararında, hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak; 1. Suç tarihi 19.09.2014 olduğu halde gerekçeli karar başlığında 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında denetim tedbirinin ihlali olarak kabul edilen eylem tarihi olan 05.09.2015 tarihinin yazılması, 2. Hükümden önce 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu, Değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2016 tarihli ve 2016/49 Esas, 2016/295 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün; A. Gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin 19.09.2014 olarak değiştirilmesi, B. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümünün çıkarılması ve yerine; "Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına", ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/11604, K. 2023/8565, T. 10.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2021-11604-e-2023-8565-k-6cdc77906e19