Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/19358 E. 2026/5900 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/19358
- Karar No
- 2026/5900
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/126 E., 2015/245 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. Ret; : 2. Onama; : 3. Bozma; s
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden temyiz istemlerinin süresinde olduğu, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde; Hükümden sonra, UYAP sistemi üzerinden MERNİS'ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneğinde, sanığın 12.03.2018 tarihinde öldüğünün tespit edilmesi ve sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının CMK'nın 223/8. maddesi gereği sanığın ölümü nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, DÜŞMESİNE, B. Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde; Hükümden sonra, UYAP sistemi üzerinden MERNİS'ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneğinde, sanığın 27.12.2022 tarihinde öldüğünün tespit edilmesi ve sanık hakkındaki kamu davasının
5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının CMK'nın 223/8. maddesi gereği sanığın ölümü nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, DÜŞMESİNE,
C. Sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; Sanığın yüzüne 15.09.2015 tarihinde tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 28.09.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin süresinde olmayan temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, REDDİNE,
D. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki hükümlerin incelenmesinde; Mahkemece, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda üç ayrı "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunun sanık ... tarafından, dört ayrı "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunun sanık ... tarafından, beş ayrı "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunun sanık ... tarafından işlendiği kabul edilmesine rağmen, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri uygulanırken eylem sayısına göre kanunda öngörülen alt sınır aşılarak artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, alt sınırdan artırım yapılması suretiyle sanıklar hakkında eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar müdafileri ile sanık ...'in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğname'ye uygun olarak hükümlerin ONANMASINA,
E. Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde; Kendisinde herhangi bir uyuşturucu madde ele geçmeyen sanığın savunmasının aksine, diğer sanık ...'e uyuşturucu madde verdiğine dair dosya kapsamında; içeriğine farklı anlam yüklenebilecek soyut telefon görüşmeleri dışında mahkûmiyetine yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine yeterli olmayan gerekçelerle yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye uygun olarak, hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.