Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/19350 E. 2024/24288 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/19350
- Karar No
- 2024/24288
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii Av. ... müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin ve sanık ... müdafii, sanık ... müdafii Av. ...'ın, sanık ... müdafii Av. ...'in temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteklerinin süresinden sonra olması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 299. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: A. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik istinaf başvurularının eleştiri suretiyle esastan reddine karar verilmiştir. A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Olay yerinde keşif yapmadığına, ring atmadığına yönelik tutanak tanıklarının dinlenmesi gerektiğine, 2. Delillerin eksik toplandığına, 3. 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanması gerektiğine, 4. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, 5. Kararın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğuna, İlişkindir. B. Sanık ... ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Delillerin eksik toplandığı ve değerlendirildiğine, 2. Etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine, 3. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, 4. Takdiri indirim nedenlerinin uygulanmama gerekçesinin dosya kapsamı ile uyumlu olmadığına, 5. Alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini hukuka aykırı olduğuna, gerekçenin yerinde olmadığına, 6. İddianamenin temelini teşkil eden ve hükme esas alınan tape kayıtları sanıklara okunup savunmalarının sorulmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 209. maddesine aykırılık oluşturmak suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı, 7. Hükmün gerekçesiz olduğuna, sanığın olayın neresinde olduğuna dair bir değerlendirme yapılmadığına, 8. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. C. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın üzerine atılı suçu işlemediğinden sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamış olması ve bu konuda hiçbir gerekçenin de sunulmamış olduğuna, İlişkindir. D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, 2. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Kabul anlamına gelmemekle birlikte sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 39. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğine, 4. 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin gerekçesiz olarak sanık hakkında uygulanmadığına, 5. İstinaf kararının gerekçesiz olduğuna, İlişkindir. E. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın aleyhine hiçbir delil bulunmadığına, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, 2. Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma kastının olmadığına, olsa olsa eylemi kolaylaştırıcı faaliyette bulunmuş olabileceğine, 3. Sanık hakkında ceza hükmü kurulacak ise de 5237 sayılı TCK'nın 39. maddesinin uygulanması gerektiğine, 4. Şüphede sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. F. Sanık ... ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Delillerin eksik toplandığına, eksik inceleme sonucu karar verildiğine, 2. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 30. maddesinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, 3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine, 4. Alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini usul ve yasaya aykırı olduğuna, 5. 5237 Sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, 6. Gerekçesiz ve keyfi bir şekilde 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmaması usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. G. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, 2. Kararın kendi içinde çeliştiğine, 3. İştirakin söz konusu olmadığına, iştirakin varlığında söz edilmesi halinde dahi bu iştirakin müşterek faillik olarak değil, yardım eden olarak kabulü gerektiğine, 4. Sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK 39. madde kapsamında değil, 5237 sayılı TCK'nın 37. madde kapsamında değerlendirilmesinin kanuna ve yerleşik ceza genel kurulu içtihatlarına aykırı olduğuna, İlişkindir. H. Sanık ... ve müdafinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eksik inceleme sonucu karar verildiğine, 2. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. ve 39. maddelerinin uygulanmama nedeninin gerekçede yer verilmediğine, 3. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, 4. Sanığın lehine olan tüm deliller ve ifadeler yok sayılarak suça iştirak ettiği iddiası ile cezalandırılmasının hatalı olduğuna, İlişkindir. A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ... ve müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; İddianame ve Gerekçeli kararda sanığın kimlik bilgilerinin "ADNANT SINAJ" yerine "..." olarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararında da "ADNAN SİNAJ" olarak yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüştür. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar arasındaki iştirak iradesi nedeniyle somut olayda sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 39. maddesinin uygulanmasına ilişkin koşulların oluşmadığı anlaşılmakla, sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanmasına, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık hakkında dosya kapsamı itibariyle etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasına ilişkin yasal koşulların oluşmadığı anlaşılmakla, sanık ... ve müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. E. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanıklar arasındaki iştirak iradesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanıklar arasındaki iştirak iradesi nedeniyle somut olayda sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 39. maddesinin uygulanmasına ilişkin koşulların oluşmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. F.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanıklar arasındaki iştirak iradesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanıklar arasındaki iştirak iradesi nedeniyle somut olayda sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 39. maddesinin uygulanmasına ilişkin koşulların oluşmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. G. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, duruşma tutanakları incelendiğinde İlk Derece Mahkemesince görüşme tapelerin okunarak sanıktan diyeceği sorulduğu, sanığın savunma hakkının kısıtlanmadığı anlaşılmakla, sanık ... ve müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. UYAP kayıtları üzerinde sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/503 Esas, 2010/765 Karar sayılı ilamı incelendiğinde, sanığın üzerine atılı suçunun "suç eşyasının satın alınması ve kabul edilmesi" suçunu oluşturduğu, İzmir (Kapatılan) 26. Asliye Ceza Mahkemesi 16.09.2020 tarihli aynı esas ve karar numaralı ek kararında sanığın üzerine atılı suç hakkında müşteki ile sanığın uzlaşması nedeniyle düşme kararı verildiği anlaşılmakla; söz konusu ilamının tekerrüre esas alınamayacağı ve adli sicil kaydı incelendiğinde de sanığın tekerrüre esas alınacak başkaca bir ilamının da bulunmadığından sanık hakkında tekerrür koşullarının oluşmadığından Bölge Adliye Mahkemesinin bu hususa yönelik kabulünün kaldırılması ve belirtilen nedenle tekerrüre ilişkin kısmın karardan çıkartılarak düzeltilmesinde zorunluluk bulunduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. H. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanıklar arasındaki iştirak iradesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanıklar arasındaki iştirak iradesi nedeniyle somut olayda sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 39. maddesinin uygulanmasına ilişkin koşulların oluşmadığı anlaşılmakla, sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. UYAP kayıtları üzerinde sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2013 tarihli ve 2013/756 Esas, 2013/889 Karar sayılı ilamı incelendiğinde sanığın üzerine atılı suçun "kamu görevlisine hakaret" suçunu oluşturduğu ve söz konusu suçun uzlaşma kapsamında olmadığı anlaşılması karşısında, Bölge Adliye Mahkemesince suçun uzlaşma kapsamında kalması nedeni ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi şeklindeki kabulün hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. A. Sanıklar ,, , , ve Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; Gerekçe bölümünde (A), (B), (C), (D), (E) ve (F) maddelerinde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararında sanık ... Osman ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafileri, sanık ... ve müdafii ile sanık ... ve müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar , , , ve hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, B. Sanıklar ve Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (G) ve (H) maddelerinde açıklanan nedenlerle, sanık ... ve müdafileri, sanık ... müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği, 1. İlk Derece Mahkemesinin sanık ... hakkında tekerrür hükmünün uygulanmasına ilişkin bölümünün hükümden tamamen çıkartılmasına, 2. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan "Sanık ...'in adli sicil kaydında yer alan TCK'nın 125/1 maddesi uyarınca verilen mahkûmiyet hükmü ve sanık ...'ın adli sicil kaydında yer alan TCK'nın 155/2 maddesi uyarınca verilen mahkûmiyet hükmü nedeniyle adı geçen sanıklar hakkında TCK' nın 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilmiş ise de; bu suçların CMK'nın 253. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı, Uyap sisteminde uyarlama yapıldığına dair bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmakla, tekerrüre esas alınan bu ilamlar sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında Cumhuriyet Savcılığı tarafından gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir." şeklindeki kabule ilişkin hususun hükümden tamamen çıkartılması, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükümlerindeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.